öğrenme hevesini, zaptiye sopasıyla körelten yaratılışçı fikriyatın kıvırmaya meyilli dans sahnesidir. cevapları yüzlerce kez sıralandığı hâlde, evrim'e ve teorisine, aynı sorular eşliğinde bodoslama yüklenişleri bundandır. çünkü öğrendikçe, o pek sevdikleri tanrıları aleyhine zihinlerinde yeni sorular cereyan edecektir. e hangi tanrı, belleklerde oluşacak muhalif cereyanlaşmalara müsamaha gösterir ki?
- hani ara fosil?
- henüz kanun değil, teori!
- benim atalarım maymun değil!
- maymunlardan geldiysek, neden hâlâ maymunlar var!?
üst satırlara sıraladıklarım, yaratılışçılarımızın bir yumrukta yere sermişçesine güldüren mesnetsiz laga lugalarından yalnızca bazılarıdır. böylesi kuru gürültülere -defalarca cevaplandığı için- yanıt verecek değilim. zira ne kadar cevaplarsanız cevaplayın, cevaplarınız, dübürden lâf anlama sanatı erbaplarınca anlaşmazlık çukuruna sürüklenecektir. o yüzdendir ki gayr-i mantıkîlik üzerine inşa edilmiş fikirleri bertaraf etmenin en mantıklı yolu, az önce yaptığım gibi alaya almaktır.
not: evrim'i ve teorisini gerçekten de merak edenler, bildiğim en basit anlatıma sahip "the greatest show on earth" adlı kitabı okumadan geçmemeliler. izlence olarak da "charles darwin and the tree of life"ı gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.