17 yaşındayım. bunu söylediğimde insanlar gülüyorlar ama ben bu adamı seviyorum ve aynı zamanda kıskanıyorum. insanların "oha be nasıl yazmış herif!" dedikleri dizelerde sinirlenip "daha iyisini yapabilirim" tribine giriyorum. her romanda kendimden bir şeyler bulurum, herhangi bir karakterle özdeşleştirebilirim kendimi... ama bukowski amcayı okurken romanın içindeymiş gibi değil de, romanı ben yazmışım gibi hissediyorum.
benim doğduğum sene vefat etmiş olması da beni ayrıca gazlayan bir etken. rüyama girip "bayrağı sana devrediyorum" demişliği de var ki o günün ertesinde birkaç şiir yazmıştım. o zamanın şartlarıyla değerlendirirsek, gayet de güzel şiirlerdi.*
acayip adam lan. bukowski ölmedi, kalbimizde yaşıyor; onun bayrağını, meister pampa taşıyor. yehooo.