dikta yönetiminin habertürk'e baskıları sonucu habertürk'teki görevine son verilmiştir. gerek emin çölaşan'ın hürriyet'ten kovulması gerek bekir coşkun'un habertürk'teki görevine son verilmesi; burjuva, sermaye medyasının ne kadar omurgasız olabileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. hele ki bu medya habertürk gibi mevcut iktidarca atv ve sabah ile donuna kadar soyulmuş buna rağmen halen mevcut iktidarın orasını burasını yalayan bir medya ise. geçmişten günümüze iktidardaki siyasi otorite ile birlikte sürekli bir güç olma hevesindeki burjuvanın şu dönemde aydın sayılabilecek iki küçük burjuva aydınına karşı uyguladığı saf dışı etme politikasıdır.