2010 yılı ziyaretimde beni büyük bir hezimete uğratmış güzel memleketim...
bir iki katlı evlerin bulunduğu 3-4 metrelik genişliği olan sokaklara sıfır mesafede yapılan ve şehrin tepesinden aşağıya yıkılacakmış gibi duran 20-25 katlı rezil binaların, sahil yoluna iki tabure atıp oturacak yer bırakmayan şehir için gereksiz devasa otobanların, şehrin üzerine çatı gibi kondurulan viyadüklerin, kapatılan kilit nokta görevindeki yolların, yıkılan tarihi binaların, mahallelerin, evlerin şehri. son haliyle şehirkondu...
buradan; fındık toplayıp parasını rus satan otellerde yemek dışında bir fonksiyonu olmayan insanlar yüzünden evetlere yenilmiş eğitimli ve kültürlü trabzonlulara seslenmek isterim... belediye başkanı ve valinizi gerekli makamlara şikayet etmez ve hakkınızı aramazsanız trabzon asla eskisi kadar güzel olmayacak.