herkesin tanımıyor olmasına sevindiğim, harika ötesi insanlardan mürekkep harika ötesi grup. sadece gitar ve ney'in kullanıldığı ve birçok eserin birol yayla'ya ait olduğu, 1991 yılında kalan müzik'ten çıkan yansımalar adlı ilk albümleri bile yıllarca bıkmadan usanmadan dinlenebilecek kalitededir.
1995 yılında çıkardıkları ikinci albüm olan bâb-ı esrar'da ise enstrumanlar arasına tanbur ve bendir de girmiştir. albümde ilk sırayı verdikleri sızı adındaki eser, insanı öyle bir sızıya sürükler ki gönülden dökülen göz yaşlarına gözlerden akan göz yaşlarının eşlik etmesi işten bile değildir.
2000 yılında raflardaki yerini alan serzeniş albümü enstruman bakımından grubun en zengin albümü olmuştur. gitar, ney ve tanbura bu albümde kontrabasıyla nezih yeşilnil ve vurmalı çalgılarda engin gürkey eşlik etmişlerdir.
'bendeki sûz-i dil var mıdır acep, tutuşup can veren pervanelerde?" mısralarından yola çıkarak adını pervane koydukları albüm ise 2004 yılında çıkmıştır. harika bir müzikal çeşitliliğin yanı sıra, albüme katkıda bulunan müzisyenler de albümün şahaneliğini artışmışlardır. samim karaca*, taner sayacıoğlu*, ferruh yarkın, fahrettin yarkın*, ve tabi ki perdesiz gitar ve kopuzda erkan oğur, grup tarihinde en harika albüme ulaşılmasında büyük emek göstermişlerdir.