şimdi bu adam çocukluğumun kahramanı. ergen olmaya yakınken gördüğüm şampiyonluğu getiren golü atan adam. nasıl sevmez bir insan?
oyunculuğunda izleme şansı buldum, şanslıyım o bakımdan. bir de onun oyunculuğunu sadece televizyondan veya youtube'dan görmüş olanlar var.
bıraktı futbolu, teknik direktörlüğe başladı. biz fenerbahçe taraftarları olarak hep onun geleceği günü bekledik. çünkü kulüpten haksızca uzaklaştırılmıştı. rıdvan dilmen ve oğuz çetin de fenerbahçe'nin çocukları tabii ki ama ikisi için de bu kadar uzun süre beklemedik. nitekim rıdvan ligde yenilgisiz gitmesine rağmen rüştü'nün kurbanı olmuştu. oğuz ise 2000lerin belki en kötü kadrosunu adam edemediği için. ha rıdvan bugün oturduğu yerden kışın sıcak, yazın serin stüdyolardan ahkam kesiyor. oğuz da milli takımı sabote ediyor belki bir çoğumuzca.
önce sportif direktör diye getirdiler onu fenerbahçe'ye. sportif direktör ne lan dedik hepimiz eminim. hele daum gibi bir medya maymunu'nun yanında sürekli yazılıp çizileceksiniz, hiç hoş değil.
birçok kör fanatizm sahibi taraftar kinini bu adama kusuyor. öncelikli sorumlu aykut kocaman değildir.
young boys'a elenirken bu takımın kadrosu hiçbir şekilde tam olmadı. tam kadro çıkılan ilk maçta hücum yapmayı bilmeyen antalyaspor'a 4 attı zaten bu takım. ondan sonra noldu? hepsini geçtim, trabzonspor maçında yer yer, ikinci paok maçında da ikinci yarının ilk 20 dakikası belki bu takım adam gibi oynadı, gerisi traş.
şimdi geliyorum aykut kocaman'ı eleştireceğim noktaya.
köklü revizyondan bahsediyor, son 5 yılda bir şampiyonluğumuz var diyor falan filan. köklü revizyon öyle takım içerisindeki oyuncuların pozisyonlarını değiştirerek veya onlara yeni görevler yükleyerek olmaz. eğer revizyonsa kapının önüne konulup bir daha bu kulübe adımını atmaması gereken oyuncular vardır, onları önce bir temizlemek lazım.
tamam hadi önder gitti, volkan babacan gitti, deivid gitti. benim anlamadığım cristian baroni bu takımda yeri garanti olan tek adam mıdır? bu takımın kurtarıcısı selçuk şahin midir? skorun önemli olduğu maçlarda "benim sistemim her şeyden önemli" diyebiliyorsa da artık demeyecektir tahminimce. çünkü 1-0 mağlubiyetin rövanşında, 1-0 öndeyken sen ikinciyi atmalısın ama bu dikine oynayan oyuncularını çıkartmakla olmaz.
başarıya açlığı beni sevindiriyor ama "herkese adaletli olacağım" gibi bir mottoyla gelip, sahada kalmayı hak etmeyen adamlara 90 dakika forma verirse, kendisine sonsuz kredi tanıyan taraftar da elbet bir gün çıldıracaktır.
eğer bu sezon sonunda veya ortasında gidecekse, bunun tek hayırlı kısmı da yönetimi kendisiyle birlikte götürecek olmasıdır.