mehmet aurelio

entry282 galeri
    199.
  1. En son oynadığı milli maçta pek de sakatlıktan eser kalmamış gibiydi. Beşiktaş adına en doğru transferdir. Orta sahada yük pres yapmayan adamların üstüne biniyordu. Haliyle kimsenin üstüne binmiyordu. Bir tek garibim ERnst ve Necip (o da oynarsa) prese kurban gidiyordu. Üstüne üstlük de "presi yapın, alın, oyunu da biraz kurun, ya da Guti'ye falan atın, o kursun oyunu" diyerek adamları futboldan soğutuyorduk. "Sen bu kulübün hamalısın" demediğimiz kalan Ernst'e oyun arkadaşı geldi. Necip ile Ernst aynı tarz oyuncu değil. Sadece oyun stilleri birbirine yakınlıklar gösteriyor. Ayrıca, Aurelio'yu alırsın sahada hızlı kanat oyunculuğu gerektirmeyen her noktasına, her sistemde oynatırsın. Hele hele Schuster'in oynatmaya çalıştığı ofsayt taktiğini çok da iyi uygulayabilecek bir şekilde ön libero değil, harbici libero olarak bile kullanabilirsin. Burada dikkat çekici olay, Beşiktaş'ın artık eksik yerlerini tespit edebilmesi ve alabilsin ya da alamasın, o eksik yerlere yönelik adamlara yönelmesi ve dediğimiz gibi alamasa bile doğru adam tipleriyle ilgili dedikodu çıkarmasıdır. Arkadaşlar, kim nasıl eleştirirse eleştirsin, Aurelio milli takımın en formda adamı olarak hep göze çarpmıştır. Sülük gibi yapışır, oyun bozar, oyun kurar, gol atar, pozisyona girer. Benim nacizane görüşüm, Beşiktaş'ın eksiğinin amaral tarzı bir adam olduğu yönündeydi. Olabilecek en iyi Amaral tipinde adamı aldık, hem de Türk.

    Gel gelelim Ricardinho ile olan olaya. Yok şöyle, yok böyle... Arkadaşlar, o olayı tam anlamıyla hatırlamıyoruz galiba. Ricardinho'ya saldıranların arasında bir de tetikçi yavrusu tipli bir adam vardı. Bu adam kulübü tarafından kınanmalıyken, bir sonraki görüntüde gidip başkan Aziz Yıldırım'a durum raporu veriyordu. Aziz Yıldırım da onu dinliyordu. Belli ki bu görüntü herkesin aklından çıkmış. Biz Aurelio ile Ricardinho arasındaki o dönemde hepimizi sinirlendirse de olmuş olan bir olaydan dolayı "vay efendim aurelio şöyle, böyle özür dilesin de bilmem ne de" diyeceğimize hala azmettirici adamı pohpohlayan başkanla aynı havayı solumuyor muyuz? Asıl kınanması gereken kişi odur. Yoksa aurelio gitmiş ricardinho'ya girişmiş, bu olay o dönemin tepkisini verdiğimiz bir olaydır. Daha uzuna yayarsak fenerbahçe taraftarı yiyorsa kendi başkanını kınasın. Biz beşiktaşlılar da bu tip olayları unutmayalım.

    Biraz daha yırtıcı forvet tek eksiğimizdir. Böyle darth vader kadar kararlı ama luke skywalker kadar da hareketli. Bakalım, delgado bu kadar hızlı gittiğine, Fink'e de "geçmiş olsun kardeş" bile demeden hemen askıya alınan bir anlaşma itelediğimize göre bir adam daha yolda. Bilemedim ki şimdi.
    0 ...