körü körüne sevdiğimiz takım. hiç bir menfaat beklemeksizin, uğruna dolmabahçeler de, şaiirler parkında sabahlara kadar bira içip türküler söyleyerek, ertesi gün yapacağı karşılaşmayı beklediğimiz takım. her maçına sanki sevgilimle buluşacakmış gibi hazırlanarak gittiğim takım. sanki birazdan boynuma sarılıp "çok özledim seni" diye kulağıma bir seyler fısıldayacakmış gibi kapalısına kulağımı dayadığım takım. siyahını ve beyazını bir frida kahlo şaheseri gibi taşıdığımız takım. yendiğinde bolşevik devrimi olmuşçasına aleme-i semaya yumruklarımızı kaldırdığımız, yenildiğin de ise boynumuzu kaşkolumuzun içerisine alarak evlerimize dağıldımız, asla ama asla (rengine ve armasına duyulan saygıdan ötürü) küfretmediğimiz takım. kendisini hiç kimseyle kıyaslamayan, kartallar yüksek uçar düsturunu şiar edinmiş, renk aşkı yar aşkından ağır başmış takımdır.
herkes elini vicdanına koysun ve cevap hakkı kendinde saklı kalsın; hanginiz de takımınızı bu denli sevecek yürek vaR?
ama bizim, sadece yurt genelinde bu yüreği taşıyan 22 milyon insanımız/kardeşimiz var. lütfen kıstas yaparken bunu da göz önünde bulundurun.
saygılar...