2010-2011 sezonuna oldukça kötü bir başlangıç yapmış olan takım. alınan kötü sonuçlar sonrasında birçok kurban bulundu basın ve taraftarlar tarafından. oyuncuları suçlayanlar var, frank rijkaard'ı suçlayanlar var ve tabii ki yönetimi suçlayanlar var. özelllikle de adnan sezgin'e bir tepki var. futbolculara çok yüklenmemek gerek bence. tamam, mücadele etmedikleri zamanlar oldu ama hatalarının farkına varıp kendilerini toparladılar. önceki gün bursaspor ile oynanan ve galatasaray'ın 2-0 mağlup olduğu maçta futbolculara yüklenmek çok büyük haksızlık. galatasaray belki de bu sezon oynadığı en iyi futbolu oynadı bursaspor karşısında. yapamadıkları tek şey gol atmaktı. bunda da futbolcuların suçu yoktu. o yüzden futbolculara laf söylemek çok doğru gelmiyor bana. rijkaard'ı kurban olarak seçmiş bir kesim de var. hatalar yaptığını, işini yeterince ciddiye almadığını kabul ederim ama sahaya sürdüğü takıma laf söyleyemem. elindeki en iyi kadroyu sürüyor sahaya. zaten geçtiğimiz sezonki kadronun yerinde yeller esiyor. takımın en çok mücadele eden oyuncusu * satılmış. her an ne yapacağı belli olmayan kanat oyuncusu * satılmış. buna ek olarak kimsenin bir türlü beğenmediği emre güngör ve uğur uçar da ankaragücü'ne ve gaziantepspor'a transfer olmuş. elano'nun durumu belli değil. lorik cana ve juan pablo pino sakat. bu liste böyle uzar gider. o yüzden tek günah keçisi rijkaard olmamalı.
geriye yönetim kaldı. yönetimde de bir isim öne çıkıyor: adnan sezgin. haldun üstünel'den sonra adnan sezgin galatasaray taraftarını tatmin etmiyor tabii ki. haldun üstünel göz açıp kapayıncaya kadar bir transfer yapabilirken adnan sezgin'den 1 aydır transfer bekliyor taraftar. ama ne haldun üstünel tek başına başarılıydı ne de adnan sezgin tek suçlu. zannediyorum ki adnan polat'ın talimatıyla çok sıkı pazarlık yapılıyor. kulübü ekonomik olarak zor durumda bırakmayacak oyunculara yönelmek amacında galatasaray. ama bir türlü transferler gerçekleşmiyor.
takım geçtiğimiz sezonu 3. sırada tamamladı. bu da transfere ihtiyaç olduğunu gösteriyor. ama galatasaray ne yaptı? oyuncu sattı ama yerine daha kaliteli oyuncular almadı. keita'nın yerine serdar özkan geldi! beğenmediğimiz leo franco'nun yerine kimse alınmadı. emre güngör gitti ali turan geldi. uğur uçar gönderildi ve gerçek bir sağ beki yok galatasaray'ın. ali turan'ın asıl pozisyonu stoper ama sağ bek oynuyor. sabri de aslında orta saha oyuncusu. serkan kurtuluş kesinlikle galatasaray kalitesinde değil. mehmet topal'ın yerine lorik cana geldi. ilk başta yeterli olacağını düşündüm ama şu ana kadar mehmet'i arattı. yani bu sene şu ana kadar transfer edilen oyuncuların sadece ikisi ilk 11'de başlayabilir: cana ve pino. ama ikisi de sakat.
uzun lafın kısası, galatasaray geçtiğimiz sezona kıyasla çok güç kaybetti ve bu dakikadan sonra dünya yıldızı da getirse yönetim pek umutlu değilim. avrupa kupası'ndan elendikten sonra ne yapsın galatasaray dünya yıldızını? sezon böyle bir karmaşa ile başladı. birçok galatasaray taraftarı gibi ben de yeni sezondan umutlu değilim. ama kendimce şu anda kadroda bulunan oyuncuları değerlendireceğim:
aykut erçetin: bu dakikadan sonra şans vermenin pek anlamı yok. herkesin eleştirdiği leo franco'yu bile aratıyor bence. zaten artık 28 yaşına geldi ve kendisini geliştirmesi mümkün değil. yan toplarda ne kadar başarısız olduğunu söylememe gerek yok zaten.
lucas neill: takım savunmasını tek başına ayakta tutmaya çalışıyor. ama yanında oynayan oyuncuların yetersizliğinden dolayı pek bir şey yapamıyor. savunmada en güvenilir isim. servet'in yerine kaliteli bir stoper alınsa çok daha başarılı olabilir ama stoper almak gibi bir niyeti yok galiba yönetimin.
çağlar birinci: birkaç maçta ilk 11 başlaması gerekiyor bence. hakan balta çok formsuz başladı sezona. belki en azından sol kanada biraz çeki düzen verir çağlar. ama o da ne hikmetse sakat.
ali turan: yedek stoper olarak alındı ama sağ bek oynuyor, o yüzden çok eleştiriliyor. sakatlık veya ceza durumunda savunmanın ortasında oynayabilir ama sağ bek oynamamalı.
gökhan zan: ne yazayım bilmiyorum ki. ali turan'ın yedeği olmalı bence. ama sürekli sakat.
emiliano insua: hakan balta'nın sezona formsuz girmiş olması dolayısıyla alındığı ortada. ama en önemli avantajı çok genç olması ve galatasaray'ı kendisi için bir basamak olarak görüyor. liverpool'da oynayamayacağını anladığı için galatasaray'a geldi. onun transferiyle birlikte sol kanatta daha fazla seçenek olacak. bu şekilde hakan balta da stoper oynayabilecek. topu daha iyi oyuna sokan bir savunma oldu sanki bu transferle.
aydın yılmaz: üzerine gitmenin pek anlamı yok artık. birçok kez şans verildi ama o bu şansları kullanamadı. arda kadar yetenekli olmasına rağmen sıradan bir oyuncu olarak kaldı.
barış özbek: çok efor sarfediyor ama herhangi bir üretkenliği yok. mustafa sarp'tan ve ayhan akman'dan pek farkı yok kanımca. sadece onlardan daha genç. yedek kulübesinde olmalı.
elano blumer: takımda kalacak gibi. o halde faydalanmak gerekiyor. ama ondan kahraman olmasını beklememek lazım. pas yapmaktan aciz olan orta sahaya hareket getirebilir. brezilya milli takımındaki gibi sağ kanatta denemekte fayda var.
arda turan: tek başına bir şeyler yapmaya çalışıyor. ama nereye kadar? bazen bencilleşebiliyor. geçen sezonun başında olduğu gibi oynarsa çok faydalı olur.
mehmet batdal: şu anda baros'un yedeği olamaz bence. ondan gelecekte katkı beklemek lazım. bazı maçlarda sonradan oyuna girip tecrübe kazanabilir. ama mutlaka baros'a bir yedek daha alınmalı.
milan baros: hakeme çok itiraz etmese çok daha iyi olurdu. bazen kontrolü kaybediyor ve gereksiz sarı kartlar görüp cezalı duruma düşüyor. o olmadığı zaman galatasaray çok zorlanır. o yüzden her ne kadar değişmeyeceğini bilsem de dikkat etmek zorunda kartlara.
mustafa sarp: gole çok yakın. duran toplarda sürekli arka direkte gol arıyor. ama yedek kulübesinde olması lazım.
ayhan akman: bir diğer yedek olması gereken oyuncu. elano'nun, pino'nun ve cana'nın sakatlığında şans buluyor. umarım onlar sakatlıktan kurtulunca yedek kulübesine çekilir.
lorik cana: şu ana kadar mehmet topal'ın yerini dolduramadı. ama form tutunca faydalı olacaktır. bir an önce dönsün de takımı ayhan'dan kurtarsın.
juan pablo pino: yeteneklerinden hiç şüphem yok. ama sakatlığı büyük soru işareti. eğer sağlıklı olursa sağ kanatta sürpriz işler yapabilir.
zvjezdan misimovic: orta sahada pas yapan oyuncu eksikliğini giderebilecek bir oyuncu. onun takıma katılması elano'nun da performansını artıracaktır. ama tabii ki uyum sürecini çabucak atlatması gerekiyor.
serdar özkan: yeteneklerini bir türlü sahaya yansıtamıyor. son vuruşlarda etkisiz. o da yedek kulübesine.
hakan balta: bu sezona çok formsuz başladı. savunmada çok aksıyor. zaten hücuma da katkısı çok az. form tutmak zorunda.
serkan kurtuluş: şans bulacağını zannetmiyorum. kiraya verilse fena olmaz.
musa çağıran: daha çok genç. bu sene katkı vermesini beklemek hayal olur.
emre çolak: onun da şans bulması pek mümkün değil. bulsa da çok katkı veremez. ama gelecek için umutluyum.
sabri sarıoğlu: çok dalga geçilse de sakatlığı döneminde çok aradı takım sabri'yi. takımda iyi bir sağ bek olsaydı orta sahanın sağında da oynardı. daha iyi olurdu.
servet çetin: şu anda başka alternatifi yok. rakip baskı yapınca topu hiç riske girmeden taca atmayı öğrenemedi bir türlü.
ufuk ceylan: eğer başka kaleci alınmayacaksa ısrar edilmeli. en azından yan toplarda aykut'a göre daha başarılı. hem daha genç.
harry kewell: fazla söze gerek yok. müthiş formda. çok da hırslı. ama ona ayak uyduran oyuncu pek yok takımda.
edit: takım uefa'dan da elendi. galatasaray yönetimini müthiş performansları dolayısıyla kutluyorum. bu dakikadan sonra transfere de gerek yok. ama sihirbaz adnan sezgin zlatan ibrahimovic'i getirebilir. *
edit 2: transfer döneminin bitimine 1 gün kala iki transfer yapıldı. misimovic ve insua kadroya katıldı. iki transferin de iyi olduğunu düşünüyorum ama maalesef geç yapıldı transferler. uefa avrupa ligi'nden elendikten sonra pek bir anlamı kalmıyor iyi transferin. insua ve misimovic olmadan da sezonu en azından ilk 4'te bitirirdi takım. ama çok yanlış işler yapılıyor galatasaray'da. yöneticilerin yaptığı açıklamalara baktığınız zaman avrupa'nın çok önemsendiği hissine kapılıyorsunuz. ama ayhan akman - mustafa sarp - barış özbek üçlüsüyle oynamak zorunda bırakıldı takım. son olarak kadroya katılan iki oyuncuyu da kendimce değerlendirdim.