deniz kumundan evler yapmış birileri, birileri hayallerini yeşertmiş o evlerde, çocuklarını büyütmüş, hayalleri ile birlikte. ve en derin uykuların ağustos sıcağında hayallerine ninni söyleyen mütahitlerin es geçtiği hayatları bir sarsıntıdır almış. tüm şiddetiyle vurdumduymazlığın salladığı kağıttan kuleler yerle yeksan olmuş, içlerindeki ümitlere, hayallere, sevinçlere aldırmadan.
toz perdesinin ardından binlerin acısına uyanan bir millet, dimağı tutulmuş bir halde kalakalmış yaşamın ortasında. kimisi koşmuş yardıma cansiperane, kimisi koşmuş talana açgözlülükle.
ölenlerin ardından ağıtlar, arayışlar ve davalar kalmış bize miras bir de moloz yığınları.
bir geceye hapsedip acıları, yeni acılara gebe evlerimize çekilmişiz en masum hayallerimizle. yeni 17 ağustosların kapımızın eşiğinde beklediğini bile bile.