inception

entry903 galeri
    243.
  1. leonardo dicaprio, joseph gordon-levitt, ellen page gibi oyuncuların başrollerde oynadığı, 2010 amerika-ingiltere ortak yapımı, dram, gizem, bilim-kurgu, gerilim türlerindeki filmdir. süresi 148 dakikadır.
    --spoiler--
    son zamanlarda izlediğim (avatar ve vavien ile beraber) en güzel film. ankara'da gordion alışveriş merkezindeki sinema'da gittim bu filme 1 hafta önce.
    ince işlenmiş senaryosu olsun, oyunculuklar olsun, görsel ve ses efektleri olsun çok iyi düşünülmüş ve yapılmış bir filmdi. film bilim-kurgu ama rüyaları temel alan, robotların falan olmadığı günümüzde geçen bir bilim-kurgu. di caprio abimiz başta olmak üzere bir kaç adam (ki bunlar profesyonel bir gurup) insanları rüyalara daldırarak, rüyalarında onların bildikleri gizli bilgileri almaya çalışmakta. bir rüya'da etkili olamıyorlarsa bir rüya'dan diğer rüya katmanlarına dalmaktalar ama bu da tehlikeli olmaktadır. ayrıca daha öncecen ölmüş olan karısı rüyalara cobb'un (dicaprio) bilinçaltı sayesinde girerek bu işleri sabote etmektedir. aynı zamanda di caprio karısının kendisi tarafından öldürüldüğü suçlaması yüzünden amerikaya gidemez ve çocuklarından uzak kalmak zorundadır. bunu aşabileceği bir teklif saito ismindeki bir işadmından gelir. bu adam çok güçlü bir adamdır ve cobb'dan rakibinin çocuğunun (ki bu çocuk yakında işlerin başına geçecektir) rüyalarına girerek babasının şirketini dağıtması gerekliliği fikrini onun bilinçaltına yerleştirmesini ister. bu zor bir iştir ve cobb ekibiyle beraber rüya'da dört katman aşşağıya inmek zorundadır ki bunun için güçlü uyuşturucu alırlar ve bu da onlara rüya'da öldüklerinde gerçek hayata dönememe riskini getirir. işte bu 4 katmanlı rüya kısmı gözlerinizi sahneye çevirtiyor ve gözlernizi oradan alamıyorsunuz. oradaki sahnelerin ince işlenişi ve aksiyonu çok güzeldi. herşey çok güzel düşünülmüş. tabi görsel şöleni de unutmamak lazım. en son sahne'Deki ikilem ise çok iyiydi. o dönen zımbırtı duracakmıydı durmayacakmıydı? yönetmen bunu bizim hayal gücümüze bırakmış. iyi de etmiş. yanlış görmediysem o zıbırtı sendelemeye başlamıştı. düşecekti sanırım ki bu da mutlu son demek.
    sadece aksiyon değil aynı zamanda güldüğüm eğlenceli sahneler de vardı film'De. mesela saito'un uçak şirketini satın aldığını söylediği sahne ve arthurun işi bahane ederek ellen'i öptüğü sahneler'de (it was worth to try) bayağı güldüm.
    film'Deki benim açımdan tek olumsuz yan ise ellen denen kızın burnunu bütün işlere sokması ve hiç laf dinlememesiydi. bu yaptıkları onu bayağı bir sinir bozucu yapıyordu.
    --spoiler--
    sonuç olarak bu filmi yapanların ellerinden öpmek gerekir. çok güzel bir yapım olmuş. umarım bir ikincsi (eğer bu güzelikte yapacaklarsa) gelir.
    0 ...