kardeşimi benden alan deprem..
babaannemi benden alan deprem..
o günlerin tek hatırası, alnımın sol üstünde olan yara izi. evet, orada saç bitmiyor. orası benim başımın üstüne düşen ve yastığımı baştan aşağı kanlarla dolduran bir tuğlanın eseri.
ah o duvar, keşke benim üzerime düşseydi. beşiğime sıkışan o taş yığını sıkışmasaydı da beni alsaydı.
koskoca binaların gözümün önünde tuz buz oluşunu gördüm ben!
+ anne, babaannemin üstünü neden o battaniye ile örttünüz?
- babaannen bayıldı canım.
bayılmadı.. en azından hiçbir zaman uyanamayacağı bir sonsuzluğa bayıldı o!
sen beni çok severdin.. torunların arasında en çok beni severdin. çünkü ben senin ilk göz ağrındım. teletubbies yazılı turuncu t-shirtü de bana sen almıştın. biliyor musun, onu hala sakladığımı?
ben deprem çocuğu oldum babaanne. parkta oynayan çocukları bekleyen babaannelerini her gördüğümde ağlarım. banklarda otururlar, yanıma.. derler bana, "sen kimi bekliyorsun?" diye.
sana ve kardeşime doyamadan terkettiniz beni!
artık elimde olan sadece eski püskü fotoğraflar.. senin kardeşimi ilk yıkadığın bebeklik fotoğrafları. birtanem, kardeşim.. o fotoğraflarda bile ağlıyordu.
hatırlıyor musun babaanne? kardeşimin hastalığına çare bulmak için annemler onu hep çapa tıplara ve daha birçok hastaneye götürmüştü..
hastalığı yüzünden gittikçe zayıflaşmış kardeşimin bitkin kollarını şırıngalarla dele dele bıkmamışlardı sanki.. ona ne olduğunu bir türlü anlayamıyorlardı zamanın tıpçıları!
ama artık o acıların hiçbirini tadamayacağı cennet'te mutludur şimdi. o da, sen de.