yaratıcılığın doruğunda, kokain kafasında olsanız yine çözemeyeceğiniz, anlam yüklemenizin imkansız olduğu şarkı sözleri vardır.
hafif darbe;
her aşkın başında, kendi göz yaşımda,
yar aynada güvendiğin ne?
melek misin, gümüş söğüt dalı mı?
ağır darbe;
taş olsan kalbime vursan, gururla kalbimi açıp çıkartacağım.
eğer ki aldatıyorsan seninle taksime çıkıp bağırıcağım.
yaşandı derler suç ve cezası, kim yakalanmış ki iş kazası.
sen habire poz verme once söz ver çocukluk hatırası.
allah ayırmasın sevenleri, kimse karışmasın daha küçüğüm ben.
kalbim cayır cayır ocak gibi kaldım ellerine büyüt istersen.
bu kişinin konserine gittikten sonra kaç günde kendine geliyor insan. kanımca isviçre' li bilim adamlarının araştırması gereken bir konudur.
hadi deseniz ki, şarkı sözü yazarken kendinden geçiyor, bizim anlamadığımız bir evrenin müziklerini yapıyor. normal konuştuğu zaman da bundan pek farklı değildir;
- teniste en iyi hareketlerden biri, topu fileyi yalayarak atmaktı.
- aslında "padişah" şarkımı sibel can yerine ahmet kaya ya da selda bağcan' ın söylemesi daha uygun düşerdi. çünkü nakarat bölümünde epey bir sosyalizm vardı.
- ilham kaynağım şu gördüğünüz boğaz. bu deniz, öküze bile ilham verir!