Liderler arası ev gezmeleri sürüyor...
"Evdeyseniz yemekten sonra oturmaya" önkoşulu ile başlayan ziyaretlerin ilk turu atıldı...
Başbakan'ın Kibariye den aylar sonra, muhalefet liderleriyle de görüşme gereği duyması iyi bir şey...
*
içeride neler konuşulduğunu ise çıkışlarda yapılan açıklamalardan asla öğrenemezsiniz... Ta ki herkesin kendi güvenilir muhabirinin kulağına fısıldamasına, ertesi gün gazetelere manşet olana dek...
Muhtemelen "Aman medyaya sızmasın" denilerek konuşulanlar, daha misafir kapıdan çıkar çıkmaz medyanın kulağına üflenir...
Ve "evdeyseniz yemekten sonra oturmaya" ön protokol koşulu, küslüğe dönüşüverir Türk geleneği olarak:
"Yani bana deseydi ben söylemez miydim?.."
"insan biraz dilini tutar..."
"Aha ben de şuradan şuraya adımımı atarsam..."
*
Şimdi bu "görüşmelerden" ne çıkacağına gelince...
En çok ulusal uzlaşı gerektiren; Cumhurbaşkanlığı seçimi, Anayasa değişikliği gibi konularda muhalefeti iplememiş... Dış politikada 17 kez ABD ye koşmuş ama bir kez olsun TBMM ye bilgi vermemiş...
Koca Türkiye yi Kürtler-Türkler diye dikey, Müslümanlar-laikler diye yatay bölmüş...
Medyasından sivil örgütlerine... Sermayesinden üniversitesine... Yargısından polisine kadar her şeyin "kendisininkini" kurmuş...
Kendi ordusu ile kavgalı...
Kovmadığı-azarlamadığı meslek, kesim, sınıf, insan bırakmamış...
Sesini kesmeyenleri hapishanelere doldurmuş...
Yönettiği rejim ile dahi savaşan bir anlayışın, sekiz sene sonra düzelme olasılığı var mıdır?...
Varsa...
Yemekten sonra bize oturmaya...