başrollerini onur saylak*raife yenigül*megi kobaladze* nın oynadığı özcan alper in yazıp yönettiği, ulusal ve uluslararası 31 ödül alan, başarılı türk filmi. film aslında tamamen karadeniz i anlatıyor. karanlığı, ümitsizliği, taşkınlığı, durgunluğu, öfkeyi, sevgiyi her şeyiyle karadeniz i.
film aslına bakarsanız biraz durgun ilerliyor, yusuf un annesini film boyunca lazca konuşturulması çok iyi olmuş, keşke altyazı geçilseydi de bizde anlasaydık neyse çok da önemli değil. yusuf un ağız ya da şivesi pek karadeniz e oturmamış ama onuda hapiste geçen 10 yıl ve onun öncesinde istanbulda okumasına verelim. megi kobaladze nin ilk filmi olmasına rağmen bana göre çok iyi bir oyunculuk çıkarmıştır. onur saylak a değinmek gerekirse daha önce asi adlı dizide izlemiştim fakat buradaki oyunculuğuyla kıyas dahi edilemez. altın koza da ödül alamamasına üzülmedim değil. ayrıca yusuf un annesi karakterinde ki raife yenigül ise yönetmen özcan alper in bir akrabası olup hatır için bu filmde oynamıştır. onunda ilk filmi olmasına karşın oynamaktan ötesini yaparak adeta role bürünmüştür.
ayrıca filmde hopa nın güzelliklerini görmek de büyük bir keyfti. karadeniz in meşhur yaylalarında çekim yapılarak zor şartlarda kısıtlı bütçeyle güzel işler çıkarılmış.
filmin en etkileyici sahnelerinden biri; karadeniz in kenarında denizi izleyen yusuf un geri plan çekiminde dalgaların boyunu aşarak üzerine geldiği sahnedir.
ve her nedense yusuf ile eka nın yatakta üryan biçimde yatış pozisyonları doğum ile ölümü hatırlatmıştır anlık bir sahne ile. ve eka nın beyaz bir minibüs ile ülkesine dönmesi hüzünlü bir sahnedir.
sonuç olarak güzel bir film. çok beklentiye girip izlemeye çalışmak yerine oturup sadece zaman geçirmek için izlemek çok daha iyi olacaktır. gayet başarılı bir film. izlemeye değer benim açımdan.
müziklerine gelirsek, en iyi film müzikleri ödülünü alması az çok anlatıyor bazı şeyleri. karadeniz ezgileri her daim hüznü en iyi anlatan melodilerden oluşmuştur. daim yusuf orti ağıtı ise filmin sonuna yapıştırıyor insanı. boğazınıza sağlam bir yumruk yemek için çok yerinde yapılmış bir hamledir filmin sonunda ki ağıt.