kendisi kolaj sanatçısıdır. nasıl ki beat yazmak için sample alıyorsa bazı şarkılardan - ki bazen şarkıyı komple alıyor. bebeğim öldü - silent hill 2 soundtrack'inden birebir, yakın ve uzak - nagat'tan ana baashak el bahr'dan ton düşürülerek... -bazı şiirlerden ya da manzumlardan da söz alıyor bazen.
2004 e kadar gayet iyi gelmişti. her sanatçı gibi gençliğinde aşırı uçlarda dolanmış, siktirin gidin gibi şarkılara brutal vokaller girmiş bir rapçi abimizdi. ama ne olduysa pesimist ep 2 ile başlayan bir süreç sonrası bugünkü halini aldı. piyasalaşmadı belki poplaşmadı ama olgunluk kazandım kisvesi altında gün geçtikçe geriledi. 2005'te zirve yaptı ve ondan sonra bir düşüş evresine girdi. kendini çok tekrar etmeye başladı. hele son 3 albüm birebir aynı desem yeridir.
abartmamak lazım o da bir insan sonuçta. hırsları, amaçları, yalanları, kendine göre kaygıları var. güzel işler çıkartıyor ve yaptığı şeylerde de samimi. kesinlikle olmadığı biri gibi davranmıyor buna inanıyorum ama dediğim gibi bir divan şairi gibi büyütülmemesi gerekiyor.
ben bugün hala açıp açıp pesimist ep 2, disstortion ep, karabiber duası gibi şarkılarını dinliyorsam demek ki zamanında gerçekten değişik ve güzel bir damar yakalamış kendisi.
rap olayına gelirsek... rap diyince benim aklıma hep battle'lar freestyle'lar sert ve sözler geliyor. pesimist ep 2,3 raptir. fakat ateşten gömlek? daha farklı bir şey. zaten son yıllardaki sıkıntısı da bu zaten. ben artık olgunlaştım diyerek sırça köşkünden belirli kalıplar içinde şarkılarını yazıyor. o açıdan son albümdeki "bana ninni okumayın" bana ilaç gibi gelmiştir. eski sago bu parçada hala var olduğunu göstermiştir.
kendisini 2002 den beri dinliyorum ve ürettikçe de dinleyeceğim.