niçin var olduğu anlaşılamamış program. dört ayrı çift var, her çifte farklı senaryolar yüklenmiş, hepsi o verilen roller istikametinde bişiler yapmaya çalışıyor. beni izlerken ne kendi' nin minnoşlukları, ne keman çalan kızın ağzını don lastiği misali gere gere konuşması, ne ahmet, ne ihsan, ne cemal ne de kemal, şu mert kişisi kadar rahatsız etmedi arkadaş. diğer üç çift bir şekilde idare ediyor, kör topal gidiyorlar. lakin o mert-başak çiftinde bi dangozluk, eğreti duran bişi var.
tüm dikkatimi bu çift üzerinde yoğunlaştırdım ve gördüm ki, mert insanı bu saçma projenin kaybedeni, zavallısıdr. şimdi çocuğa demişler ki; sen buraların romantiğisin. karına sürekli şirinlikler, sürprizler yapacaksın.
bu don juan abimiz kendini kaptırmış, sürekli bir romantizm peşinde. öteki çiftlere insan bir süre sonra gülüyor, kemancı kıza dahi gülebiliyor insan. ancak o mert yok mu, o mert.. romantik erkek olacağım diye karnında en derin doğum çatlakları oluşan mert, kendisiyle beraber cümle alemi gerim gerim geren mert. arabasını boyattı, hatunu tango derslerine neyin götürdü. çiçek aldı, ağaç dikti...
arkadaş her şeyin iyisine kötüsüne bir şekilde eyvallah denilebiliyor da, şu zorlama, sokma romantizm çabası yok mu, insanı ishal eder.
nihayet hatun da dayanamadı, ben programı bırakıyorum diye birileriyle konuşuyor. mert insanı tamam bırak programı ama evvela şu gözlerini bi kapat diye hatuna şirinlik yapıyor. lan karı programı bırakıyom diyor, sen hala sürpriz derdindesin. bu ne yalama bi düzen yahu, insanlara romantik erkek seyrettirmek, kız cinsinin hayallerini süsleyen erkek prototipi sunmak derdinde olabilirsiniz. ancak yapıyosunuz bari düzgün bişiler yapın lan, o ne öyle, 15 dakika arayla başak gözlerini kapat, sana sürpriz yaptım diyen bi embesil. büyük konuşmayayım ama bu romantik mert dünya da tek erkek kalsa, erkek eşekler bayram ederdi, o derece tiksindim lan adamdan.