kendisini hiç sevmediğimi defalarca söyledim, ancak çevremdeki insanların bazılarının bu cemaate yakın olması sebebiyle hep bir sempati besleme gayesi içinde oldum. lakin zerre bir sempatim olmadı. olamadı. son açıklamalarını bu cemaatten bir arkadaşa sordum ve aynen şöyle dedi: "dediklerinin altına imzamı atarım". dondum kaldım.
kimse, sakın hükümete, recep tayyip erdoğan'ı sevenlere, fetocu, şucu bucu demesin. bir insan recep tayyip erdoğan'ı çok seviyor diye bu adamı da çok seviyor değildir, herkes ulusalcılara (hakkını veren solculara değil) sayıyor diye bu adamı çok seviyor değil. bu böyle biline. hakkını veren solcu zaten yapılması gerekeni yaptığı için başımızın üstünde yeri vardır. bakın avrupa solcularına ne demek istediğimi anlarsınız.
hükümetin de bu adamdan akıl aldığını iddia edene, hükümete fetocu diyene... üç nokta yeterli sanırım. küfür yok.
sadece kendi insanın değil, kendi dininin insanı da değil sadece, tüm dinlerden farklı milletlerden insanlar vardı o gemide. hani nerede kaldı dinler arası diyalog? nerede kaldı insanlık? izin alınmalıymış(!) peh! ne izni kardeşim adam uluslararası sularda müdahale edeceğini ilan ediyor, izin verir mi?
zaman gazetesi de olabilecekleri önceden sezmiş olmalı ki; hemen açıklama yapmıştır.
ha bir de facebook'ta sayfa açılmıştır açıklamalarına binaen. çok güzel sözler var orada cevab niteliğinde. bakalım cevab verebilecek mi? (bkz: cevab veremedi)
"israil'in onayı olmadan hareket etmek, otoriteye başkaldırıdır" diyen fethullah gülene karşi şunlari deyiniz;
peygamber efendimiz hira'dan inmek için ebu cehil'den izin almadı deyiniz.
hayber'i fethederken yahudiden izin almadı deyiniz.
hz. ömer kudus'e girerken izin almadı deyiniz.
selahattin eyyübi haçlılarla savaşırken haçlılardan izin almadı deyiniz.
fatih istanbul'u fethederken bizans'tan izin almadı deyiniz.
istiklal harbini yapanlar yunanlıları kovmak için yunanlılardan izin almadı deyiniz.
üstad sait nursi otoriteye itaat etse davasından vazgeçerdi deyiniz.
nuh'un gemisindekileri ağlattın,vicdanları kanattın, insanlığın vicdanına yol alanları üzdün deyiniz.
düşmandan izin alınmaz ancak haddi bildirilir de!