yabancı bir ülkenin ordusunun planlı olarak Türk vatandaşlarını öldürmesi birinci dereceden Türk ordusunu ayrıca muhatap olarak ortaya çıkarır. Türk ordusu kendi yurttaşlarını saldırgan diğer ülke ordularına karşı korumakla anayasal olarak sorumludur. israil ordusunun Türk vatandaşlarını öldürmesi PKK'nın vatandaşları öldürmesinden daha kabul edilemezdir. Ordu 'PKK bir iç sorun, iç güvenlik ilgilenmeli' diyerek PKK'ya karşı doğrudan tavır almayabilir. Ancak başka bir ordunun kendi yurttaşlarını öldürmesi Türk ordusunu israil konusunda taraf almaya itmelidir. Türk ordusu, hükümetten ayrı olarak bu olayı muhakkak protesto etmelidir. Başka bir ordu tarafından vatandaşları öldürülen Türk ordusunun tamamen susması kabul edilemezdir. Böyle bir suskunluk sembolik olarak çok üzüntü verici sonuçlar üretecektir. Laiklik gibi iç politikaya ait konularda sürekli açıklama yapan ama Türk vatandaşlarını öldüren israil ordusu konusunda susan bir ordu büyük bir çelişki içindedir. 1998 yılında Ankara Sincan'da israil'in protesto edildiği bir törene karşı tanklarına yürüyüş emri veren ordunun, dokuz Türk'ü öldüren israil ordusuna karşı sembolik dahi olsa bir tepki vermemesi kabul edilemez.