Irak'a ilk gidişimde açık seçik gördüğüm üzere var olan yerdir. Musul'a geçmeden önce bayrağını da, askerini de, yönetim şeklini de açıkça görürsünüz. Sınır kapısı da (halil ibrahim) onlarındır. Kürtçe sorular sorarlar size. Türkçeleri de fena değildir. Hatta Irak'ın Güney Bölgesine geçmek istediğinizi söylediğiniz zaman da size "orada savaş var. ölümler var. bu taraf güvenli ve ticarete daha uygun. gitmenizi önermem derler". Daha sonra adamları sallamayarak sınırı geçersiniz. Karşınızdaki dağda kocaman "KURDISTAN" yazısını görürsünüz. Bulunduğunuz yer Zakho (ya da Zaho)'dur. Ordan Dahook yolu tutulur ve sonra Musul'a yaklaştıkça asker üniformalarının değiştiğini, düzensizliğin giderek çoğaldığını görürsünüz. Tanklar, Füze parçaları Yaklaştıkça Irak'ın güney (Arap) bölgelerine doğru ilerlediğinizi anlarsınız.
Bir ülkenin içinde iki devlet görür, garipsersiniz, ve daha buna alışmadan da ilk bomba sesi kulağınıza çalınıverir...