aslında mantıkla bakıldığında cevaplanmamış soruları zaten bizim hayal gücümüze bıraktığını çok rahat anlayabiliriz. ve bence 2.defa izleyişimden sonra eh dediğim finali çok ama çok iyi buldum çok daha iyi anladım.sebepleri ve milletin aklına takılan şeyleri başka bir arkadaş başka bir mekanda belirtmiş alıntı yapıyorum kendisinden.
--spoiler--
aslında oldukça iyi bir finalle bitti fakat bizler herhalde black smoke'un ortaya çıkış biçimini vs görmek; senaristlerin herbir şeyi cevaplamasını istiyorduk.
*öncelikle ada, ne araftı ne cehennemdi. ada, gerçekti. yaşananlar gerçekti. black smoke'tan tutun ölen karakterlere kadar her şey gerçekti.
*flashsideway denen zımbırtı ise hayattan sonraki ölümdü ki burada bir zaman aramak doğru değil, zamandan soyutlanmış bir yerdi. neden hepsi buluştular o zaman? diye sorarsak, buluşan kişilere bakarsak bunlar gerçek hayatta ve adada birbirleriyle bir şekilde iletişime geçmiş kişilerdi ve hayattan sonra (arafta) da birbirlerini bularak flashsideway'lerden ayrılmak istediler. mesela, desmond, faraday için "o bizimle gelmeyecek" dedi, çünkü faraday'in bunlarla bir iletişimi yoktu ya da onlarla olmayı istemedi. (jack'in babasının dediği gibi hayatlarının en önemli anlarını beraber yaşadılar) zaten hepsinin aynı anda ölmediğini biliyoruz.
*jacob ile man in black, iyi ile kötüyü temsil ediyorlardı. jacob, mib'in kendisini bir gün öldüreceğini bildiğinden bizim kazazedeleri aday yaptı (nedenini öğrenmiştik).
*ikinci sezonda gördüğümüz oryantasyon filmlerindeki "incident/kaza"yı bizimkiler gerçekleştirdi ve bombanın patlamasıyla bizimkiler 2007'ye yani gerçek yıla gittiler (dharma, kazadan sonra filmi çekti vs vs). kazayla birlikte ölen juliet, "it worked/çalıştı" dediğinde hepimz "aman iyi, bombanın patlaması işe yaramış" havasına girdik bence juliet, o an flashsideway kısmını yaşıyordu -kim bilir?-
*esas oğlan jack'ti ve görevi adaya koruyucu olmak değil adayı kurtarmaktı ve jacob, onu aday yaptıktan sonra o da adayı kurtardı fakat adanın koruyuculuğuna hugo geldi. hugo da yardımcısı olarak ben'i seçti. (bir nevi jacob ile alpert oldular)
*ben niye kiliseye gitmedi? büyük ihtimalle henüz hazır değildi ya da gidenlerle, gerçek yaşamda herhangi bir iletişimi olmamıştı.
*peki ya david? locke, hastanede jack'e "oğlunun olmadığını" söyledi, belki de jack'in istediği bir hayatta oğlu olsun istiyordu ve onu hayal etti nasıl ki sawyer, bir düzenbaz değil de polis; hugo şanslı biri olduysa jack'in de bir oğlu oldu.
*la x'teki suyun altınaki ada neydi? flashsideway'lerde artık adanın bir önemi yoktu yaşanan yaşanmıştı, zaman yoktu, hepsinin hatırlaması ve buluşması esastı.
ve beni duygulandıran sahne:
*pilot bölümünde gördüğümüz jack'in gözlerini açışının benzeri fakat tersi bir sahne ile diziyi kapadık. oldukça başarılı bir sahneydi ve iyi tasarlanmıştı. tabi ki ajira ile adadan ayrılan uçağı görünce gülümsemesi ... (kelime bulamıyorum yavu)
--spoiler--