lost

entry4257 galeri
    3274.
  1. biten efsanedir. Ne olursa olsun ki lost hayatımıza kattığı kavramlarla yeni bir çığır açmıştır.
    --spoiler--
    Beklenildiği gibi Flocke adadan giderse ne olacak gösterilmedi. Bunu göstermeleri için 2 sezon daha yapmaları gerekiyordu zaten çok kolay değil. iyiler kazandı. Ama anladığımız kadarıyla flashsideways denilen alternatif evren denilen bir nevi araf. Ölen kişilerin hayatlarına "move" etmeleri için toplu halde buluşmaları gerekiyor. Kilisede buluşuyorlar bence. Ve hayatlarına yada ölümlerine devam ediyorlar. Şimdi bizim gördüğümüz ölümler zaten belli Shannon, Boone, Charlie, Jack, Juliet falan. Bizim görmediklerimiz ise uçağa binenler: Sawyer, Kate, Claire. Adadakiler bernard,rose, benjamin, desmond, richard. Christian Shephard'ın dediği gibi adadakiler ve uçağa binenlerde ölümü tattılar ve Araf'ta kendilerinin olmayan bir hayat sürmeye başladılar. Bir nevi ceza gibi aslında. Locke'un hastanede dediği "you dont have child Jack" sözü de buna kanıttır. Kısacası ana kahramalarımız bir şekilde gerçek hayatlarında öldüler. Bazısı uzun yaşadı, bazısı kısa. Sonra bunlar bir kilisede toplanarak gerçek ölümü taddılar.

    Diyebilirsiniz ki niye Ana Lucia, Mr.Eko ve diğerleri o kilisede değildi o zaman. Burda Faraday durumu açıklıyor bence. faraday ne demişti herkesin bir constantı var. Constantları birbirine bağlı olanlar kilisede buluştular. Bizim gördüğümüz, 6 yıldır izlediğimiz hikayede buydu açıkçası. Artz'ın yada diğerlerinin hayatına çok bağlı olunulmadı. Çünkü onlar figürandılar ve ana karekterler daha önemliydi. Bu teorimi desteleyen başka bir sebep de: Desmond'ın Ana Lucia için dediği "she is not ready now". Yani Ana Lucia Araftan çıkmaya daha hazır değildi. O yüzden de o kilisede bulunmadı.

    Bir teorinin daha sonuna geldik. Ama 1.sezondan itibaren yazın izlemeyi planlamak güzel bir duygu. En azından herşeyi bilerek. Mr.Eko sen bir kahramandın. Jacob'ın kardeşi adın bile yok ama karizman yeter babacım içimizdesin. Charlie ve Claire siz en aşıklarsınız, ötekiler yalan. Jack fedekarsın ama gaysin ulan işte sevmiyorum seni, Sawyer figüran oldun çıktın amına koyayım senin, lapidus seni hiç biri anmadı ama sen var ya adamsın, adam. Adam gibi adam Frank Lapidus. Richard Jacob öldükten sonra paçayı iyi kurtardın. Ama saçındaki beyazlıklar bizi ağlatıyordu. Miles sen ne gereksiztin ya. Kate ablam eyvallah be, sana kısmet oldu Flocke. Juliet "it worked". Libby buldun Number One'ı hadi iyisin gene. Sayid oğlum hani senin Iraklı hatun, amerikan mandasına girdin resmen be. shannon kardeş hoş geldin, güle güle, kib ok bye. boone özlemişiz. Locke "man in faith" yine yaptı yapacağını. jacob saçmalıktın, iyiki vefat ettin, dinimiz süphaneke amin.

    Çoğu karekteri andıktan sonra son paragrafımı özel bir isme ayırmak istiyorum: Benjamin Linus. Number Two olmanın "I will be honuoured" demenin, manipülasyonun gerçek gücüsün sen. Adayı muhtemelen birlik içinde tuttun, görevini sonuna kadar başardın. Hayatımıza girdiğin sezondan beri favorimdin. Seni unutmak imkansız. Baba büyüksün be. Sırf senin için Henry Gale için bir kez daha izlerim ben Lost'u.

    Previously on Lost. Beyaz; siyahın üstüne son kez düştü.
    --spoiler--
    0 ...