çok niteliksiz ve kurkak olan teknik direktör. ne kadar vasat bir teknik direktör olduğu karşısında üst düzey bir teknik adam olduğu zaman anlaşılıyor. sezonun ilk yarısında beşiktaş ile yapılan maçta ve kupa finalinde şenol güneş ve mustafa denizli'nin yaptığı hamlelerde eli kolu bağlı kalmıştır. bu gol atıp üstüne yatma huyu ise elindeki takım karşıdakine göre çok daha iyi olduğu için işlemektedir. ama ardaki fark ne zaman kapandığında veya azaldığında(trabzon ve beşiktaş) o zaman üstüne yatmak yetmiyor ve her ne kadar 2. yarıda üst düzey bir performans da sergilense, 1-0'ın üstüne ytınca şenol güneş'in hemen rakibin üstüne gitmesiyle golü yiyor, ve 2. yarıda da cenabetlik tutunca 2 puan uçuyor ve şampiyonluk kaybediliyor. doğru işler de yapmıştır ama garantye almak sadece karşındaki takım senden üstünse üstüne yatmaktır(mesela barcelona ile maç yapılsa farkı açmaya çalışmazsın öne geçersen). karşındaki senden zayıf ise sürprizlere karşı gol farkına güvenerekten farkı açmak garantiye almaktır. ancak o golleri bulabileceğine bile inanmadığından üstüne yatmayı tercih eder ve her maça as kadroyla çıkmasına rağamen bir çoğunu zar zor yenerek şampiyon olduğunda başarılı izlenimi verir. şenol güneş ise yeri garanti olmasına rağamen takımına "futbol" oynatır ve bursaspor'u şampiyon yapar. o arada da a takım yaşı gelmeye başlamış gökaylar, furkanlar, onurlar a2 takımında çürür, tebrik ediyorum!