yanına, play-off'ta silinip gideceği belli olan (shaq bu bu tanımın örneklerinden biri değil) bir sürü sağlam (!) parça koyan yönetimin, lebron'u plandan saymazsak bir a planı bile olmayan (hickson ve big z'den yararlanmayı aklına bile gitirmeyen) gerizekalı bir koçu, sadece yanında duran, toptan fellik fellik kaçan bir ikinci adamı* hiç dikkate almayan, 2007'de mucizevi bir şekilde çıktığı finali görmezden gelen birçok kişinin loser etiketini yapıştırdığı oyuncu.
loserlık kavramı konferans finalinde, nba finalinde elenmekle kazanılmaz millet. loser olmak için play-off'larda çok fazla hata yapmış olmanız gerekiyor. lebron'un 2006'da pistons'a karşı arka arkaya 3 maç kazandırıp son anda cavs'ın kaybettiği seriyi hatırlayın. 2007'de gene pistons karşısındaki müthiş oyunla gelen finali. 2008'de konferans yarı finali 7. maçında son çeyrekte hem azar hem de hem de azmış pierce'ı tutma sorumluluğunu alan lebron'u hatırlayın (hatta o son çeyrekte kendisini müthiş bir bire birci olan posey'nin tuttuğunu da hatırlayın). 2009'da hiçbir şampiyonluk parçasının kıpırdamadığı seride lebron'un tek başına kazandığı ve seriyi rezalet olmaktan kurtaran maçı hatırlayın. lebron bir sezonluk kötü play-off macerasıyla mı loser oldu?
seneye gittiği takımda bosh, amare veya boozer gibi bir adamla beraber şampiyon olursa söylenecekleri adım gibi biliyorum: "yanında bir star uzun olmadan şampiyon olamazdı." e şampiyonluğun formülü içerde dışarda birer dominant oyunucunuz olmasından geçmiyor mu zaten?