''Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım,
kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni...
'' Toprağın altından bağlanıyor artık telefon telleri
ve bir telaş yüreğini sarıyor serçelerin gördükçe kedileri
Anlar mı serçelerin neden göç etmediğini sobanın kurulmasını bekleyen kedi
Yalnızca rüzgar gelir ölü bir serçenin cenaze törenine
ve usulca kımıldatır tüylerini kediden once
Sevmek
Yağan beyaz Kar taneleri arasında Beyaz bir kuşun Tüyünü de görebilmek
işte sevmek!
Kimim ben
Bir mehteranım sözgelimi
Savaş alanına giderken
iki adımda bir geriye dönüp Sevgilisini arayan
Kimim ben
Bir cüceyim belki
Annesinin cenaze töreninde
Tabuta uzanamayışının ağırlığını Ömür boyu omuzlarında taşıyan
Sevgilim ne olur kızma
Kırmızı rujunu sürünce
Paramın yetmediği Elma şekeri Geliyor aklıma
Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım,
kurtuluşun olacaksa hiç düşünme
ayakkabının topuğuyla kır beni