cool adamın, her sayfasında dolar işaretinin olduğu ve günlük tuttuğu günlüğüdür.
sevgili günlük, bu satırları yazarken, alttan ısıtmalı, yumuşacık, yanmaz özellik taşıyan sekiz kişilik yatağımda oturur vaziyette bulunuyorum. sırtımı, içi dolarla dolu yastığıma dayamış dururken, bir şeyler yazma isteğim daha da artıyor. yazasım geliyor ve ben de altın kaplamalı kalemimi sayfalarında gezdiriyorum.
bu sabah yine cool günlerimden birini yaşayacağımı bilerek uyandım. daha doğrusu uyandırıldım. malikanemizin karşısındaki sahibi olduğum alışveriş merkezindeki çalışanlar, onları defalarca uyartmama rağmen, sabahın köründe müziğin sesini sonuna kadar açmış, parti veriyorlarmış. çok sinirlendim. yatağımdan fırladığım gibi, içi dolar kaplamalı ayakkabımı giyip özel limuzinime binerek on beş metre uzaktaki alışveriş merkezime gittim. giderken bir an karar değiştirip yeni bir spor araba aldım kendime.
neyse, alışveriş merkezime gelir gelmez hemen o gürültü yapan elemanların ağızlarını burunlarını dağıttım. tazminat olarak da alışveriş merkezimi onlara bıraktım. tabi çok sevindiler bu tazminatı görünce. harbiden salak bunlar da ayol, dokuz katlı alışveriş merkezi neylerine yetecek bir türlü anlamıyorum. adamlara sanki Cool otelleri zincirini bıraktım. fakirlik işte.
uykumu mahfettikleri için bir daha uykum gelmedi. ben de sinirimi yeni bir villa inşa ettirerek atabildim ancak. daha inşaat bitmemiş de bıdı bıdı... neymiş, çok büyük bir villa istemişim.
biraz sözlüğe girip milletle dalga geçeyim dedim. zenginliğimi herkese göstereyim diye düşünürken ne olsa beğenirsin? coolnet bağlantı sorunu yaşıyormuş. buna da çok sinirlendim. hemen gittim, konuştum coolnet yetkilileriyle. özür üstüne özür dileyip düzelttiler problemi. tam yarım saatimi çaldıkları için hepsinin maaşından 5000 dolar eksilttim bu ay için.
tüm bu saçmalıkları unutmak için biraz fakirlerle alay edeyim dedim. çocukların peşinde koştukları toplarını kestim. ağlayınca da hepsine orijinal futbol topu hediye ettim. ee, yardımsever insanım tabi. dayanamıyorum birinin üzülmesine.
akşam yemeğini özel restorantımda yemeye karar verdim. 5102. sevgilimle restoranta gittik. en pahalı yiyeceklerden istedik. ben havyarlı kolamı yudumlarken sevgilim de dondurmasında mango bulunmadığından şikayet ediyordu. çok sinirlendim, hemen mangolu dondurma istettirdim. neymiş, ellerinde hiç kalmamışmış. hemen hepsini Paris'e göndertip mangolu dondurma aldırttım. sevgilimi mutlu ettim.
sevgili günlük, çok uykum geldi. yarın on sekizinci dünya turuma çıkacağım. biraz uykuya ihtiyacım var. şimdi üzerime dolardan yapılmış yorganımı çekip uykuya dalıyorum. cool geceler...