49.
-
uyuyan güzel'e;
bir sabah;
ağır uykusunda bir güzel.
habersiz bir tebüssüm yüzünde
açmamış tomurcuk dudağında
daha ilk sabahda ışığını bekleyen.
uzun merdiven saçları
yanağına yapışmış,
nerdeyse düz olmak için
ne kadar da hevesli?
bir çizgi çekmiş alnına
nar çiçeği rengi yastığı.
öpmüş öpmüş geceden
bir iz bırakmak istemiş
ıssırmış en azı dişi!
perdeden sızan güneşin
haince gerdanına sızdığı,
bütün bu habersiz
miskin uykucu halleri
ne kadar da sevimli?
seni görmek böylece,
tek gözlü bir korsanın
kılıcıyla gönlüme
sarhoş haliyle çizdiği
kanı kurumamış pıhtılı
yeni bir yara izi!
*