dış müdahalelerin fazlalaşıp bizi aptal yerine koyup kendi kendimizi yemeye başladığımız zaman vuku bulabilecek bir hadisedir. Kendinden motorlu çalışan maksimum kin ve nefret hisleriyle dolu , farklılıkları ve değişiklilikleri bir türlü hazmedeyen insanların sağcı, solcu, alevi, sünni, kürt, türk, çarşaflı, mini etekli, kapalı, açık diye birbirini kesmeye başladığı nokta dış müdahalelerin ve içerdeki misyoner maşalarının zaferi kazandığı an olacaktır. Aynı ülkede yaşayan, aynı dine mensup, ortak bir geçmişe dayanan ülke insanımızın bu tip manipüle gazına gelmemek lazım diye düşünüyorum. Zaten amaç geçmişte yapılan taktikle aynı, bizim bizden başka dostumuz da yok düşmanımız da!