bugün yaklaşık 1 saat aralıksız ağladım, hüngür hüngür olmasa da sürekli.. ne bugün yeni yaşıma girdiğim için ne saçımdaki aklar çoğaldığı için.. gönül borcu denen birşey var bu hayatta, sürekli görüşmesem de bir çocukluk arkadaşımın düğünü vardı bugün, ve ilk defa mutluluktan ağlamanın ne demek olduğunu öğrendim, aslında saf mutluluk değil hüzün de vardı içinde göz yaşlarımın tuz oranını azaltacak derecede.. 3 yıl içinde sakat kardeşini kemik erimesinden, annesini meme kanserinden, babasını ise hayata daha fazla dayanamayıp intihar sonucu kaybetti.. evine giremedi o günden sonra.. duyduğumda dona kaldığım günü hala unutamıyorum.. yazık.. kader.. takı takma sırasında ilerlerken aklıma sürekli ailesi geldi, onların yerine de mutlu olmalıyım dedim ama ağlamadan duramadım ta ki sıra bana gelene kadar.. sımsıkı sarıldım ve kutladım.. hayat ne kadar eğri büğrü de olsa sen hep dimdik olacaksın arkadaşım.