fena bir bölüm değildi diyebilirim. bazı sahnelerde güldürdü bazı sahnelerde küfrettirdi.
-hurley ile sawyer arasındaki anakin-dark side muhabbeti hem güldürdü hem düşündürdü.
-sawyer da afedersiniz götü kalkık şekilde diğer adaya widmore'un kucağına gidince şapa oturdu. işin kötüsü diğerlerini de yanında sürükledi. jack'e uzun bir yüzüş imkanı tanıdı! adamın kadınları ben kaparım. demek ki herşeyi bilme kabiliyetine de sahibim tavrı beni sinir etti. planı da müthişti. pilottan da onayı alınca gaza geldi. sonunu gördük. widmore pezevengine de suç atamayız aslında. pezeveng olabilir ama sawyer da onu kandırmayı seçmişti.
-flocke'un jack ile yaptığı konuşmalar iyiydi. atılan bombalar sırasında kılının bile kıpırdmaması müthişti. anlaşılan kurşunlarla beraber bombalar da bu adama işlemiyor. jack bu adamla takılmakla iyi mi ediyor bilmiyorum ama onun yanında olması kendisi açısından kısa vade'de iyi. kate'in kıçının peşinden gitmesi daha vahim olabilir.
-sıcak çatışma'nın 14.bölümde olacağını sanıyorum. artık flocke diğer adaya dalıp widmore'un adamlarının bir tarafına koyacaktır. kötü de olsa karizmatik olduğundan kendisine sempati duyuyorum. yürü be locke diyorum.
-ulan claire! en son yapılacak şeyi yaptın ve kate'in aklına uyup peşinden gittin. oh olsun!
-sun ile jin'in ingilizce konuşması da ayrı bir absürdlük olmuş.
-son sahne'De jack'in öldüğünü düşünmüyorum. yani çok fazla yaralanmadı zaten ve gözleri sürekli açıktı. yani jackob'un dokunuşu gibi bir durum yok diye düşünüyorum.