bazı şahısların "amerikancı, vatan haini" gibi yakıştırmalar yapmasına rağmen istikal madalayası sahibi, vatanperver bir kişidir.
Kendisine bok atan pek çok mahlukat bilmese de vatandaşla şu ana kadar samimi bir biçimde içli dışlı olomuş tek başbakandır. Amerika'ya bir dönem çok yakın olmuş, fakat ikinci döneminde amerika'nın Türkiye'yi sanayileşmesini istemediğini anlamış ve amerika ile ilişkileri askıya alarak sovyetler ile yakınlık kurmuştur. Menderes'in amerika ile ilişkilerini sağlayan 33.derece mason olan Ahmet salih korur'un 27 mayıs'tan hemen önce emekli olması ve yassıada mahkemelerinde bulunmaması daha dikkat çekici bir durumdur. Ayrıca menderes'in kuyusunun amerika tarafından kazıldığı cemal gürsel'in 27 mayıs'tan sonra amerikan elçisi ile yaptığı konuşmalardan bellidir.
27 mayıs'tan önce solculuk, sağcılık kavramları ülkede hiçbir kesim tarafından kutuplaşma yönünde destek bulmazken ne hikmetse 27 mayıs ile beraber sosyalistlerimizde, faşistlerimizde tavan yaptı. Türk gençleri bu topraklara ait olmayan iki ideoloji için birbirlerini öldürdü. Böylece 20 yıl boyunca oluşan kutuplaşma ve kargaşa ile Türkiye adeta yaşanmaz hale geldi. Akabinde oluşan iki askeri darbe de tuz biber ekti. Adamlar 12 Eylül'ün tohumlarını 20 yıl evvel atmış olmalarına rağmen hala bir takım kişilerin ayakta uyuması enteresandır.