film başını kaçırdığım için bu bölümü çözemedim. öyle bir dizi ki bir sahneyi kaçırsan bile kopuyorsun. artık eski tadı vermiyor her zaman klişedir. çok beğenmiyorsan izlemezsin bu kadar basittir. fakat insanların bu kadar tepki göstermesinde iki olay var. birinci kanal değişikliğinden sonra göze hala alışamama olayıdır. ikincisi insanlar dayının hikayesini daha çok seviyorlar. çünkü dayı işin içine girdiği zaman her zaman bir oyun vardır. en bariz örneği radyo olayı bile günlerce konuşuldu. yine tefo nun hikayesi aynı şekilde oldukça etkili oluyor. ama ne zaman ömer, eyşan veya bahar ın üzerinde olaylar dönüyor o zaman dizi biraz aksiyondan eksik oluyor gibi gözüküyor. yine bu bölümde mert ve ömer in ailesi hiç yoktu. onlarda işin içine girince dizi epeyce karışıyor. hatta biraz duygusala bağlıyor.
bu bölümle ilgili iki şey dikkatimi çekti. birinci bahar ın yüzü; makyajdan mıdır veya ışıktan mıdır bana çok değişik geldi. o mıy mıy hareketleri bile dikkatimi çekmedi. ömer sanki bahar ın saflığına vurulmuş gibi bir hal aldı. son sahneyi zaten hiç saymıyorum o sahneden kimse bir şey anlamadı. ikinci olay ise ali nin ikide iki duygularıma tercüman olmasıdır. birincisi eyşan plandan vazgeçince ''otur ya bu adamda sırf oyun'' şeklinde bir laf söylemiştir. yine ikincisi cengiz ile oyun oynarken ''bu kadar oyuna ne gerek vardı direk vursaydı.'' şeklinde güzide bir laf etmişti.