sabah işe geldiğimde çantamı masama bıraktım, esyalarımı çekemecemden çıkardım. bilgisayarımı açıp tam mutfağa kahvalıya gidecekken yerde kocaman bi karafatma gördüm. ben bu karafatmadan çok korktum. o kadar korktum ki... ama o da o kadar büyüktü ki... kafam kadardı... belki de ön ayaklarından tutup ayağa kaldırsam, benim kadardı...
benden bilmem kaç kat küçük bi canlıdan böylesine korkup çığlık atmam normal mi sözlük? ama korkuyorum napiyim...
sonra benim çığlıklarım sonucu bütün şirket başıma toplandı. masamın altında salakça gezen hayvanı, üzerine dergi ile vurmak suretiyle öldürdüler... sonra ben de feysbukuma ileti yazdım karafatmayla ilgili...
sonra bi arkadaşım bana bir karafatmanın günlüğü isimli bi yazı gönderdi. karafatmanın gözünden biz insanlar anlatılıyor.
bıdıbıdı bişiler söylüyor biz acımasız insancıklara... aslında korkunun ne saçma bişey olduğundan bahsediyor, kendinin de bi canı, bi ailesi olduğunu vs vs...
okuduktan sonra aklıma düştü karafatma.
içim cız etti...
pişman oldum onu öldürdükleri için. alıp karşılarına "abicim geldiğin yere git. bak hatun tırsıyo" filan deseler ben bu denli acı çekmeyecektim... o da anlayacak- çekip gidecekti. ben de o esnada bi-iki bayılır sonra ayılırdım. dünyanın sonu değil ya...
peki sözlük sizce ben ekolojik dengenin dengesini ne biçim de bozmuşumdur değil mi? bence bozmuşumdur. sence?
bütün gün bacaklarım, kollarım, boynum, vs kaşındı. çünkü sürekli aklımda o vardı. içimden adına fatih koymak geldi. fatihten özür diledim. ama onun da bana bi özür borcu yok mu sizce sözlük... cam olsa atlardım, bıçak bulsam harakiri yapardım, ip olsa kendimi asardım, hatta azıcık normal bi insan olsam korkmazdım bile... ama oyle çok feci kocaman korktum ki...
fatihin yavruları var mı acaba? ne yapar babaları olmadan... belki de annesidir. bilemiyorum. eğer annesiyse bebeleri çok pis ağlar bence heralde.
ya sözlük kalbim acıyo benim. halbu ki, ne biçim de güzel uyanmıştım bu sabah. nası da makyaj yapıp cicilerimi giymiştim. geç kaldım sanarak taksiye 35tl vermiştim de, parayı ödedikten sonra farketmiştim daha 45 dakka kalmış olduğunu işbaşı yapmaya... ne de güzeldi herbişey...
ben şimdi çok ağır bir depresyondayım. aklımda hep börtü böcük...
her depresif kadının yaptığı gibi çıkışta kuaföre gidip saçlarımın modelini değiştireceğim.
insanın beyni geri olmasın sözlük... gerisi fasafiso...