istemeye istemeye başladığım, inat yüzünden devam ettiğim spordur..
basketbol oynamak istiyordum, önce voleybolu bir dene dediler bende "elime mi yapışacak lan bi deneyeyim" dedim.. ve yapıştı..
başladık voleybola..
geçen bikaç hafta dan sonra bendeki beceriksizliği gördüler ve dediler ki "kas yapın müsait değil senin, vücudun esnek değil, en iyisi sen basket oyna.." (lan!!!??) dedim hacı "yok yaaa.. lan kendimi boşuna mı parçaladım haftalardır" ***
hırs yaptım aga, haftada üç gün idman vardı; pazartesi, çarşamba, cuma günleri..
ben iki gün de basketçilerle idmana katıldım salı, perşembe.. etti mi bana 5!!!
tabi bu hafta içi programı..
haftasonu da iki gün boyunca günde çift idman yaptım.. sabah bi idman yapardım sonra ayak bileğimde ağırlıklarla futbol idmanlarına katılırdım akşamki idmanda, o hayvan gibi sahada 5o tur..*
şimdi mi.. beyoğlu'nun alt yapısındayım. oynadığım ligdeki tüm oyuncular yaşımın iki katı.. benim yaşımda bu sporu yapanlar yağ satarım bal satarım oynuyor.. seneye a takıma çıkıcam..
dediğim gibi benimle birlkte başlayıp benden önce takıma giren kas yapısı müsait insanlar şimdi yağ bal falan satıyor ama dezavantajlı olan hep benim.. 2-3 hafta idman yapmadığımda kondisyonum müthiş bir hızla düşüyor, onlarda tık yok ama, hep aynı kondisyonlar..
ben ne kadar salakmışım ya.. e tabi o zamanlar beyin daha işlevini tam yerine getiremiyor.. ama o zaman inat edip de voleybola devam etmek yerine uğraştığım bikaç haftayı silip baskete başlasaydım ve voleybolda uğraştığım kadar uğraşsaydım şimdi milli takım kampına çağrılmıştım..
dost tavsiyesi : eğer size birisi kas yapınız müsait değil diyorsa hemen vazgeçin, benim gibi aptallıklar yapmayın.. ibretlik hikayemi bunun için anlattım..