eski günlerindeki futbol ruhunu, hırsı taşıyamayan takım, takımım. bunun fenerbahçe derbisi ile bir alakası yok. biz fenerbahçe'ye yıllardır yeniliyoruz, biz bir sezonda 4 kupa aldığımız(uefa kupası, süper kupa, lig kupası, türkiye kupası) o 2000 sezonunda da yenildik fenerbahçe'ye. bizim derdimiz fenerbahçe değil. bizim derdimiz "ruh". derdimiz galatasaray ruhunu tekrar kazanmaktır. bizim derdimiz para için oynayan futbolcular ya da pahalı futbolcular değil, bizim derdimiz sadece galatasaray için oynayan ve kendi yeteneğini, başarısını göstermek isteyen ve bunu takımla beraber yapan futbolculardır. biz uefa kupası'nda hiç yenilmeyen, şampiyonlar ligi'nde ise ezilmeden elenen bir takımdık. biz şampiyonlar ligi'nde grup maçlarında 12 maçta sadece 3 yenilgi alarak elenen bir takımız, ezilmeden elenen.
ve bizim taraftarın en büyük yanılgısı da fenerbahçe maçlarını fazla ciddiye almasıdır. haftaya göreceğim tribünü. bomboş olacak. en fazla 10 bin kişi gelecek ki o da en fazla! eğer full doldururlarsa o stadı işte o zaman fenerbahçe derbisini ciddiye almadığımızı görmüş olacağım ama pek umudum yok.
eğer fenerbahçe derbisini unutursak ve umudumuzu kaybetmez isek biz bu sene yine şampiyon olabiliriz. çünkü, sizin hayallerinizin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar. biz 2006'da bir imkansızı başarmıştık. hem de yine fenerbahçe'ye içeride ve dışarıda yenilerek ve hem de hiç gol atamayarak. unutmayın, bizim derdimiz fenerbahçe değil.
bir de bir fenerbahçe yenilgisi ile yerden yere vurulacak bir takım değiliz biz. bütün medya ve fenerbahçeliler birlik beraberlik içerisinde yerden yere vurmaya ve yalan, asparagas haberler yayınlamaya başladılar. bu ülke galatasaray'a çok şey borçlu, bunu da unutmayın.
edit: sezonun sonunda bu yazdıklarımı tekrar sizlerle paylaşacağım.