sonunda lost'la ilgili orada burada dile getirdiğim teoriden sayılmayacak sallamaların biri tuttu, mutluyum. ricardocuğumuz köle imiş black rock gemisinde.
bu bölümde de her zaman olduğu gibi bir flashback, bir bugün şeklinde ilerleyeceklerini düşünmüştüm, bu tutmadı işte. gayet de uzuun uzun, kesintisiz şekilde richard'ın hikayesini izledik. şahane bir bölümdü fekat ben daha gizemli bir şeyler çıkacağını düşünmüştüm richard'ın adaya gelişiyle ilgili, biraz hayal kırıklığı oldu ne yalan söyliyim.
daha önce yazıldı mı bilmiyorum, yazıldıysa da yine söylemiş olayım ben*; bence jacob-tanrı, black smoke-şeytan eşleşmeleri oluştu ab aeterno'da. özellikle jacob'ın ricardo'yla sahilde konuşurken söylediği şeylerden dolayı.(-ben insanları onun yanıldığını kanıtlamak için adaya getiriyorum, ama onların yaptıklarına karışamam. ben söylemeden de doğruyu bulabilmeleri gerekir, gibi bir şeylerdi sanırım.) jacob adaya insanları getirip her seferinde doğruyu kendi kendilerine bulmalarını istiyor, man in black de onları kandırarak kendi tarafına çekmeye çalışıyor.
yalnız anlayamadığım bir şey var; man in black neden locke'un bedeniyle dolaşıyor ki, sonuçta eğer kaçırdığım bir yer yoksa flashback'lerde izlediğimiz bedenine bir şey olmamıştı ve zaten o bedenle de adaya gelen insanları jacob'u öldürmek için yönlendirebilirdi.
ve son olarak da, ricardo o nasıl oyunculuktur yarebbim. bravo.* ab aeterno spoiler