kedi

entry5294 galeri ses4
    401.
  1. beslemeye karar verdiğiniz zaman 'ben bunun sahibiyim' diyerek ortalıkta fazla gezinmeyin. kim kimin sahibi bunu ilerde yaşayarak anlayacaksınız; canı istemezse yanınıza gelmez, zorlayıp elinize aldığınızda tırmalamak suretiyle kendini asla sevdirmez, isterse sadece miyavlayarak uyutmaz, kapıyı suratına kapattığınız zaman açana kadar viyaklamasını da unutmamak lazım.

    'peki neden vazgeçemiyor insan?' sorusunun cevabı çok basit aslında. bir şarkı sözüyle özetleyebilirim; "cause nobody loves me, it's true, not like you do". iyi günündeyse kucağınızda mırıldadığı zamanlar "dünyaya sadece bunun için bile gelinebilirmiş aslında" diyorsun içinden ya da koltuğa kurulup uzaktan bakarken gözlerindeki sevgiyi yakalayabiliyorsun. insanlar gibi değil, çocuk gibi; nasıl hissediyorsa öyle davranıyor, kimseyi kandırmıyor. her şeyi bırak, en azından "ben seni arkadaş olarak görüyorum" demeyi bilmiyor; derdini anlatacak kadar miyavlama biliyor. onu da ben anlamıyorum güzel güzel geçinip gidiyoruz.

    ama tırmaladığı anlarda aklımı başıma getiriyor biraz olsun, elimdeki izlere bakarken her şeyi sırasıyla düşünüp sorguluyorum. hayvanda bir suç bulmuyorum, doğası nasıl emretmişse onun gereğini yapıyor neticede. ama bir gariplik var; kedi sahibinin(?) "bişey yapacağım da bana bozuk atacak" diye feci tırsarken halen onun sahibi olduğunu iddia etmesi mesela. bunu insanlara yaptığınız zaman "beni boğuyorsun" oluyor.

    konuşabilseydi muhtemelen bu da "sorun sende değil bende" derdi.
    4 ...