sureti aklımdan hiç çıkmayan çocuk. ne zaman sokakta top oynayan bir çocuk görsem aklıma gelir uğur. bir yerlerde okumuştum uğur'un arkadaşlarıyla top oynamayı sevdiğini.
o bilindik resim ilkokul önlüğüyle çekilmiş, parıldayan gözlerle baktığı, başını hafif yana doğru eğmiş olduğu resim. minicik gözleri nasıl da parıldamış..
o küçücük bedenine utanmadan kurşun sıkan acımasızlar, katiller, hala yaşıyor uğur. sığdıramadık seni şu koskoca dünyaya. ne suçun vardı senin? caniler seni vururken 1 kerecik baksalardı o gözlerine, eminim onların da o katı, sert, simsiyah yüreklerini eritirdin.
uğur senden sonra hiç birşey değişmedi. hala çocuklarımız ölüyor, hala öldürülüyor.
ceylan'ı gönderdik yanına, geldi mi?
kocaman, ürkek gözleri olan ceylan, tanıdın mı onu? burada herkes tanıyor onu. ciğerleri ağaca yapıştı ceylanın, ağaç bir meyve verdi, meyve oldu ceylan, bu toprakların meyvesi, savaşın meyvesi...
bir de serap var uğur. yanıp kül olan serap, ciğerlerimizi yakan serap...
gördüğün gibi hiçbir şey değişmedi uğur. burada hala çocuklarımız ölüyor.
hala canlarımızı kaybediyoruz.
ahhh uğur, ne zaman top oynayan bir çocuk görsem aklıma sen geliyorsun ve lanet ediyorum bu ülkenin askerine, devletine... çünkü onlar aldı seni bizden, çünkü onlar aldı ceylanı bizden ve çünkü onlar sebep oldu serap'ın kuş olup uçmasına, onlar aldı 1 yaşındaki enesi bizden ve onlar aldı anasının memesinden sütünün emerken ölen mehmeti.
soldurdular sizi eyyy kardelenler diyarının çiçekleri...