felsefe dendiğinde ortaya öyle ilginç, ironik ve ütopik tespitler atılıyorki, bu tarzda tespitler toplumdaki felsefe algısının yanlış bir zeminde nefes alıp vermesine ve bu nefes alışverişin felsefeyle ilgisi olmayan çıkarımlar yapmasına neden oluyor.
canlarım benim, felsefe dediğiniz yüce uğraş hayatı ve hayata dair olanı düzenleme etkinliğinden başka birşey değildir, zorlamayın kasmayın kendinizi, felsefeciler algılanan şekliyle kendini kasan ya da yiyip bitiren özneler değil, sadece'' herkes herşeyden sorumludur'' diye buyurmuş olan dostoyevski gibi düşünüp, bu herşey içindeki herşeyi, yani içindeki içindekileri dingin bir ruh haliyle tespit edip düzenleme çabasını gösteren ölümlü fanilerdir. bir nevi hayatın dibindeki gömüyü günyüzüne çıkarmakla mükellef insanlar topluluğu. kolay değil dost,bu topluluğun bir neferi olmak, en son Wittgenstein amcamız vardı, oda öldü göçtü gitti ve bize ''üzerine konuşulamayan hakkında susmalı'' şeklinde bir nasihat bıraktı. yani demem oki felsefeye dair bilgi dağarcığı populist ürünlerden oluşan kişi bi zahmet Wittgenstein amcasının nasihatına kulak versin ve ciddiye alsın.