gün itibarı ile nefretimi kazanmıştır. 14 mart 2010 karşıyaka - kartalspor maçı ardından otobüse binmiştim ki otobüs kalkamadı ve polis otobüsü boşaltmak için içeri girdi. arkalarda olduğum için hemen inemedim ve önümün açılmasını bekledim. tam önüm açıldı ineyim artık derken önüme 3-5 tane yaşlı insan geldi ve müsade isterken bir el beni bogazımdam tuttu ve o insanları yararak yanına çekti. polismiş diyerek bir güven duydum halbuki yanılmışım. hadi lan! nidaylarıyla beni çeken bu el daha sonra çeneme vurduktan sonra sırtımdan tuttuğu gibi diğer bir arkadaşına itekledi. bu sırada aynı muameliyi arkadaşımda gördüğünü farkettim. yediğimiz yumruklardan yalpalamış halde tam otobüsten inerken bir tanede belime darbe aldım zor attım kendimi otobüsten ayrıca sırtımda son anda kurtulduğum tekmenin rüzgarını hissettim. ne yazık ki arkadaşım bu tekmeden kurtulamadı ve az daha takla atıp yere düşüyordu. onu zor çektim oradan ve insanca konuşmayı denedik "polis abilerle". fakat bu sırada bizle değil yere düşürdükleri bir başka karşıyakalı taraftarı tekmelemek ve bazıları da bu tekmeleyenleri sakinleştirmek ile ilgileniyorlardı. velhasıl biz indirildiğimiz otobüs hareket etmeyi başardıktan sonra tekrar binmek istedik. evimize giden otobüs o çünkü. ama "polis abiler" -yok binmiceniz lan buna hadi yürüyün! dedi ve biz yine efendiliğimizi korumak süratiyle başka otobüs beklemeye başladık. yeni otobüs geldiğinde karşılaştığımız muamele azılı suçlulara yapılanla benzerdi. polis koridorunda herkesin tek tek kent kart basıp basmadığı kontrol ederek binebildik otobüse. kısacası kınıyorum burdan orantısız güç kullanan izmir polisini efenim.