fethullah gülen

entry6811 galeri
    1854.
  1. kısa bir süre önce vefat eden faslı meşhur fıkıh alimi asrın remz şahsiyetlerinden prof. dr. ferid el ensari(r.h),fethullah gülen hocaefendi hakkında diyor ki...

    ' 'hocaefendi ile kucaklaşma arzusuyla dopdoluyum; ama biraz düşününce anlıyorum ki, o kucaklaşılacak bir adam değil, elleri öpülecek bir adam. Fakat yine de ona sarılmak istiyorum. istiyorum ki, onun kalb atışlarını hissedeyim. Böylece onun sahip olduğu sırrı alma imkânım olsun. Bana bu konuda izin ve imkân verse çok mesrur olacağım. Şunu da biliyorum ki, benim gibi birisinin onunla kucaklaşma talebinde bulunması edebe uygun değil. Edebe uygun olan, onun ellerini öpmek.

    Allah için şehadet ederim ki, Hocaefendi her şeyi Allah için yapıyor.

    Fethullah Gülen, Kur'an-ı Kerim, Kur'an hakikatlerinin insanlığa anlatılması, nefis tezkiyesi ve ruh terbiyesi üzerinde faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Bu dört hakikatin bu zamanda kâmil manada bir tek şahısta toplandığını ben şahsen bilmiyorum.

    Yeryüzüne yağmur taneleri gibi inen, ağaçları ve ekinleri yeşerten kelimeler vardır. Eğer bu kelimeler hakkıyla okunursa bunlarla medeniyetler doğar. Ben şunu gördüm ki, bu kelimeleri hakkıyla okuyan Fethullah Gülen Hocaefendi bir neslin yetiştirilmesine öncülük yaptı.

    Bende sağlam bir kanaat oluştu ki, bu zat Allah'ın inayetine mazhardır ve bu neslin yetişmesinde de böyle bir inayetin ciddi bir tesiri vardır.

    Fethullah Gülen bütün insanlara, kültürü, bilgisi, imkânları ne olursa olsun eşit seviyede sesleniyor.

    Ben şuna inanıyorum ki, bizim insanımız onu hakkıyla tanımış olsalar onun ortaya koyduğu düsturları hayatlarına taşımaktan başka bir yol bulamayacaklar. Zira bu düsturlar onun kendinden ortaya koyduğu bir şey değil; tamamen Kur'an'dan ortaya çıkmış prensiplerdir.' '

    muhterem mütefekkir fethullah gülen;üstad ferid el ensari(r.h) hakkında diyor ki;

    ' ' Elli türlü hastalığım var. Ama ben yine de günlerce kendime dua etmekten ziyade namazlardan sonra onun için dua ettim. Çünkü O ve onun gibilerin islam'a benden daha fazla hizmet edeceklerine inandım. Bir Feridül Ensârî kadar samimi olacağıma hiçbir zaman inanmadım. Çok samimiydi o.

    Namaz kılmıştım, vefatını haber verdiler; yerimden kalkamadım.

    Ben kendisiyle hiç görüşemedim; onu yazdıklarından, gönderdiği mektuplarından tanıyorum. O sonradan yola çıkıp öne geçenlerden biri...

    Hasta halinde Hz. Üstad'ın romanını (Âhirü'l-Fürsân / Son Süvari) yazdı. Sonra arkadan, hasta yatağında bir eser daha yazdı. Yatarken bir o tarafa bir bu tarafa dönerek yazmak çok zordur; o metastaz olmuş bir kanser hastasıydı. Ölümünü beklerken çok ulvî bir düşünceyle "Ölmeden önce bunu bitirmem lazım." diyor. Bu mesele yarım kalmasın diye çırpınıp duruyor. Bir ibadet ü taat neşvesi içinde meseleye sahip çıkıyor. Bunlar çok hafife alınacak şeyler değil.

    Dolu dolu yaşadı, arkada derin, yüzlerce insana yetecek bir hüsnü zan, bir yad-ı cemil bıraktı, gitti ' '
    0 ...