başlığı açan yazarın bu konuda çok da bilgi sahibi olmadığı anlaşılmaktadır, zira karadenizli insanlara verilen genel adın ''karadenizli insan'' olduğunu bilememiş.
lazlar doğu karadeniz bölgesinde yaşayan, kendilerine ait bir dilleri olan ( bu konuyu açmak lazım çünkü karadenizde yaşayan insanların geliyruuum, gideyruum gibi telaffuzları lazcadan sayılmaktadır yanlıştır, ve sanırım bir dile yapılacak en büyük saygısızlıktır. türkiyedeki herkez böylece lazca bildiğini sanmakta oluyo, ya da öyle zannediyo. oysa ki iki laz konuşurken laz olmayıp da onları anlayabilecek adamın alnını karışlarım, 26 yıllık laz torunuyum ben bile daha hepsini anlamıyorum. bayağı bir açtın sanırsam konuyu. kapatıp devam edeyim) kendilerine ait 4000 yıllık bir tarihi olan, tarih boyunca roma imparatorluğu ve persler arasında kalan küçük bir krallık olarak yaşamıştır. doğal olarak bir tarafı seçmek zorunda kalmış ve roma imparatorluğunun bir sınır devleti olmuştur. bu yüzden rum dönmesi olarak suçlamak ister bazıları bu güzel insanları.
müslümanlığa geçmeden önce hristiyan oldukları doğrudur. fekat köylerine cami yapmaktan önce çocuklarının eğitim alabilmesi için okul yaptırdıkları söylenir. eğitime çok önem verirler.
ayrıca yaşadıkları toprakları yuva bilip onu kanlarının son damlasına kadar korurlar, kurtuluş savaşında karadenizde ruslara ve ermenilere karşı verdikleri mücadele unutulmamalıdır.
son derece keyifli, şen, sevecen, misafirperver insanlardır. fakat fıkralarda geçen laz terimi gerçek lazları anlatmıyor. aksine hiç alakası yok laz insanlarıyla. sanırım karadenizin tamamının kendini laz olarak görmesi, karadenizlileri anlatmak için de laz teriminin kullanılmasını doğurmuş olabilir.
''her laz karadenizlidir, fekat her karadenizli laz değidir'' cümlesiyle bitireyim artık yazımı.