birini seversiniz. hem de o kadar çok o kadar çok seversiniz ki içinizde biyer her zaman onun içinağlamaya` hazırdır. onun için akmak ister ve akar göz yaşlarınız..
hayaller kurarsınız keşkelerle başlayıp imkansızlarla biten. umutlarınız vardır. arada bi gaza gelirsiniz ama içinizdeki biyer hep gerçeğin imkansızlığının farkındadır, için için kanarken sevdiğiniz kişi kalbinizin altında biyerlerde, siz kendinizi açamadığnız herkese mutlu davranırsınız.
başka hiç bişeyi o kadar istemediğiniz için olacağına inandığınız kısa anlar olur. başkasının hayatından çalınmış pırıl pırıl dakikalardır onlar.. size renklerin varlığını hatırlatır siyah beyaz dünyanızda.
sonra bi ufak hareketle karalanır olabilirlerin üstü. olmazlar oradadır yine ihtişam dolu duruşlarıyla. hayalleriniz canınızı yakar, susarsınız, hayalleriniz canınızı yakar, beklersiniz , hayalleriniz kalbinize batar, içersiniz.
zaman durdurulamaz akışına devam ederken, siz içten içe hak ettiğinize inanırsınız. neyi hak ediyosunuz allahaşkına!!!??? neyi. istediğiniz o değil mi onunla mutlu bi ilişki.. hem herkesin ilişkisi mutlu, herkes sevdiği çocukla mutlu siz niye olamayasınız ki?
ne kötülük yaptınız ki kime ne kötülük yaptınız kahretsin!! ama sevmez.. o çocuk sizi sevmez.!'
bazı şeyler için iyi olmak yetmez işte, sevilmek için aşk için iyi olmak yetmez.. yoktur hak hukuk bilmemne. sevmez arkadaşım bu kadar basit, 6harf.. o çocuk sizi sevmez!!!!o kadar acır ki canınız ağlarken gerçekten paramparça olur içinizdeki biyer. her hali kazınır göz kapaklarınıza. sizinle alakasız her tavrı. hiçbi tavrı size olmadığından.
sonra insanlar "unut" derler. gözünüzün önündeki 100 yıllık çınarı görmemenizi istemekle aynı şeydir bu. "unut". bu da 4 harf.
sonra mazoşist bünye kendine yalanlar söyler, "neden olmasın", "pekala hoşlanıyo olabilir" bunlardan bi kaçıdır. kimse onu sizin gözünüzle göremediğinden dert anlatamaz hale gelmişsinizdir. duvar olmuşsunuzdur, sürekli dinlersiniz.
hiç bişey başaramamışlığınızla, güçsüzlüğünüz ve iradesizliğinizde dimdik(!)durursunuz insanların karşısında. teselli olamadığınızdan teselli edersiniz. içiniz, kalbiniz kabuk kabuktur.
bigün gelir resimlerine bakarsınız. dedim ya mazoşist bünye, ne işiniz var o resimlerle...
sizin hiç sahip olamayacağınız her tavrı, gülüşü korumacı tavrı, kıskanç bakışları, aşık bakışları, kare kare ölümsüzleştirilmiştir. bir değil binlerce iç burkan detaydır bu kareler. hayatınıza, yani ona dair.`