galatasaray

entry22147 galeri ses2
    2721.
  1. "taraftarı olduğum kulüp.

    galatarasaylıyım ben. babadan galatasaraylı. avrupadaki başarıları görüp, bugünkü sonuçları beğenmeyecek kadar bu takımı izlemiş; eski açık "sarı" dediğinde gırtlağım yırtılırcasına "kırmızı" diye bağırmış bir galatasaraylı. türkiyenin en başarılı takımını tuttuğu için gurur duyan bir galatasaraylı."

    bu entryi 1000. entry olarak girecektim sözlüğe. kolay mı galatasaray lan bu. öyle alelade entari girilmez hakkında. fakat bugün öyle şeyler yaşadım ki yazmaya karar verdim.

    ta kuralar çekildiğinde kararlaştırmıştık 4 arkadaş atletico maçına gideceğiz diye. günler geçtikçe heycan artmıştı. bir yandan sakatlar bir yandan bilet için paralar biriktirmeler falan filan iyce heycan sıçar olmuştuk. önce maç haftasında gsbonusluların biletleri bitirdiğini öğrenerek yıkıldık. sonra bir umut atletico tarafının da satılacağını öğrenip sabah 9 da sami yene gittik maç günü. öyle ki 1200 bilet vardı ve sıra azdı. umutlandık "lan belki alırız" falan dedik. umut fakirin ekmeği ne de olsa.

    saat 12 olunca açılması gereken kapılar açılmadı. survivor hesabı parmaklıklardan atlayarak bilet gişelerine koşturduk. en önlerde olmamıza rağmen her zamanki gibi karaborsacılar ön tarafı kapatmış, kendi adamlarına bilet aldırıp diğer bizim gibi sade taraftarlara bilet aldırmamıştı. hadi karaborsacıların sırada öne geçmesine alışkınız da, sıranın en önüne geçmiş insanların da bir biletine talip olmaları resmen ayakta insan sikmek.

    sonuçta nooldu saat 11 de stada gelen polisler zaten 300tane sözde satılacak biletlerin de karaborsacılara gitmesine göz yumdu ve 12 bucukta aşağı indiler. polisler bikaç tane korkutmak için karaborsacı tokatladıktan sonra sıranın bize geldiğini düşündük ve beklemeye başladık. sonra polislere ne olduysa çoğu öğrenci olan sivilleri de copladı. ben ömrümde kimseye böyle dayak atıldığını görmedim. adamın tek suçu ise sevdiği takımın maçına gitmekti. pardon gitmek istemekti.

    sonra dışarda da beklemeye başladık. bi umut sonradan dağıtılır diye. ama ne hacet. polisler call of duty gibi ellerinde jop, stattan teknosaya kadar kovaladılar bizi. çadırın ordaki bi adam da kalan 1000 civarındaki biletlerin karaborsaya dağıtıldığını söyledi ve güldü: "böyle olur bu işler."

    gsbonustu karaborsaydı hakemdi penaltıydı biletti yeter arkadaş. yüzdeye vursan istanbulda en cok taraftar kombinesiz, gsbonussuz bizim gibi sade taraftardır. eğer ben senede bir gün bir kere takımımın maçına gitmek istiyorsam; kredi kartım uymuyor diye, ya da tayfadan değilim diye bilet alamıyorsam ben böyle yönetimi sikerim arkadaş. böyle işi de sikerim, grupları da sikerim.

    biz renkleri için gönül verdik bu klübe. onlar götümüzü istiyor resmen. ayıptır, yazıktır bize ve bizim gibilere.

    edit: imla amına koyim.
    6 ...