reklamsız izlemek için bu saatlere kadar bekledim sabahladım, ufak tefek hatalar olsada güzel bir bölümdü kim ne derse desin en akıllı adam serdar bu dizide, ne oyundu lan o öyle ama biyerden sonra aklıma geldi ve tahmin ettiğim gibi oldu cengiz'in dediği gibi bu kadar tesadüf olamazdı. selma'yı kapıda şaşkınlık dolu bir ifadeyle gördük nedeni dayıdan peydahladığı yavrusunun kapıya gelmesi kanımca burdaki sıkıntıda şu dayı neden kızı/oğlu ile ilgili bir seçim yapmak zorunda?
gelelim eyşan'a ulan nasıl kadınsın sen, yıllarca bahar yeaaa herşey bahar içindi edebiyatı yapıp durdun, sen ağlarken ben sinir krizleri geçiriyorum. ben yaşarken öldüm edebiyatı yapıyor, ömer'i öteki tarafa gönderip ordan kaldırdığı paralarla lüks içinde yaşamaya devam ediyor, onurunla şerefinle vezgeç bari lüksten paradan puldan; avukat herşey uçtu gitti derken o tripler cengizi otel için kullanmalar hepsi eyşan'ın lüks ve para düşkünlüğünden, ulan hadi cengizin altına yattın herifi kullanmak için sonra neden bırakıp gidemedin ezel bu isterik kaşarı affetmemeli, bahar falan hikaye yani o bütün ağlamalar yalandan yapmacık geliyor bana. dizinin sonunda en büyük temennim eyşan'ın ölmesi, eğer sonunda ezel eyşan'a dönerse izlediğim bu kadar bölüme yazıklar olsun ama öyle olmayacağını tahmin ediyorum.
baya bir bölüm sonra ali'nin ayar yemediğini gördük hatta gülümsediğini, en baba karakter kesinlikle ali en azından yaptığına gerçekten pişman olan tek adam o. burdan senaristlere sesleniyorum; tefoyu aliyi ramizi daha çok gösterin leyn eyşan'ın yapmacık ve salak ağlamalarından gına geldi artık, hatta ben ezel'dende sıkıldım dayının mevzu ne la hacı önemli olan o.*
son olarak; eskişehirden istanbula 5 günlüğüne gidiyorum gelince ev toz bulutu oluyo 12 sene girilmeyen evde oyuncak at tertemiz nasıl evse bu, eyşan koltuğa oturduğu an bir toz bulutu bekledim şahsen ama olmadı sağlık olsun. *