istanbul'dan çıkıyoruz, ikram servisi falan derken koyuyorlar bir film, filmin adı nefes. filmi daha önce izlemiştim, bir kez daha izleyecekmişiz demek neyse filmi izliyoruz. birinci cd bitiyor, ikinci cd de takılıyor onu da izliyor ve filmi bitiriyoruz ama o da ne ikinci cd tekrar başlıyor. gözlerimiz muavin arıyor ama ortalarda yok birazdan o karakol baskını başlayacak ve sesler kulağımızın ırzına geçecek bir an önce filmin kapatılması gerekiyor ama yok anasını satayım muavin yok ortalarda. neyse zar zor uyuyorum ben. aradan bir süre geçtikten sonra uyanıyorum aman tanrım gözlerime inanamıyorum ikinci cd üçüncü kez yayında,aynı sahneleri tekrar görüyorum, millet kudurmuş vaziyette, orta yaşlı bir amcamız ayağa kalkmış aşağı kata muavini paylamaya gitti, ondan sonra tahminen yeniden uyudum ve uyandıktan sonra bir film daha koydular filmin adı gülüm. güzel de bir filmdi okan bayülgen'li, tarık akan'lı neli ama olmaz ki ulan filmin yarısında aşti'ye varıyoruz. film de ne güzel sürüklemişti, aslında metro bizi bir yerlere sürüklemişti ama ağzımı açmadan yazımı burada sonlandırıyorum işte böyle bir yolculuktu.
editjivet: eksileyen arkadaş, senin durumunu anlıyorum ben, hem de çok iyi anlıyorum. allah sağlık sıhhat versin.