bu bölüm herhalde lost tarihinin en boktan bölümüydü. sadece claire ve biraz daha konuşsa lost'Daki herşeye vakıf olmamızı sağlayacak olan the others elemanı siyahi abimiz vardı (justin) ilgi çekici olarak.
-bölümde daha çok kate'in kevaşeliklerini izledik. taksiyi kaçırıp sonra geri dönüp claire'ı almasını ve alırken de lütfetmiş gibi davranmasını, hala jack mi sawyer mı karar verememesini, sawyerın kıçından ayrılmamasını , sawyerdan ayarı alınca (yüzük ve evlilik olayı) "öhü öhü" diye ağlamasını, bunların arasında da en büyük ayarı jin'Den almasını ("peki sen kimi umursuyorsun ki kikate") vb. izledik.
-sawyer ve kate'in illaha da bir yerlerden kaçmaya çalışıp, ayakbağı olmalarını ve sorun çıkarmalarını izliyoruz. hadi sawyerın bahanesi var. aşkı öldü. gerçi sorun çıkarmak da kate'in göbek adı. onun için bu mevzuyu geçelim.
-paralel denilen evrende de mutlaka lostielerin hayatlarının birbirleriyle kesiştiğini de öğrendik. hatta yine kate'in clair'ın yanında bulunması ve ona hamilelikten dolayı yardım etmesi, ada'Da da olan bir şeydi. yani hala bu gördüğümüz dünyadaki lostieler adayla bağlantılı. gerçi aradaki kate-jack bakışması ilginç geldi. birbirlerini tanımıyorlar ama birbirlerine tanıdık geliyorlar sanırım. ama niye aynı şey birbirlerini ilk gördüklerinde (kate jackin kalemini çarptığında) olmadı o zaman? neyse bunları çok da sallamıyorum...
-ada'Da sayidin iyileşmesine sevinmiştim ama bu bölüm işler değişti sanırım. bence içerisine giren şey konusunda çoğu kimse yanıldı. içerisine giren şey ne black smoke ne de jackob bence. daha değişik bir şey. black smoke'un çalışma sistemini locke'un kopyasını kullanmasından biliyoruz zaten. bu sayid black smoke olmadığı ve diğerleri (the others) de sayid'i öldürmeye çalıştığından bunun jackob da olmadığı sonucuna ulaşıyoruz. tabi bu nacizane düşüncem. ayrıca ben hala miles'ın sayid'E olan garip bakışındayım. o da zaten bu garipliği (sayidin içine giren şeyi) farketmiştir. bir de bu konuyla ilgili jackob'ın onun yaşamasını sağlayın sözüne karşın doben niye sayidin ölmesini istedi ve niye bunu jack'i kullanarak yapmaya çalıştı? bunlar da kafa karıştırıcıydı.
-bu bölümde geçen bir diyalog da dikkatimi çekti. doben ve jack arasında geçen bir diyalog :
jack - "sen buralımısın?"
doben - "hayır herkes gibi buraya getirildim."
jack - ?/()?
doben - "sen çok iyi bilirsin!!!!"
-clair'ı uzun zaman sonra görmek gerçekten çok hoştu. hele son sahnede orman'Da jin götünü kurtararak ortaya çıkması daha da güzel oldu ama o da kendi güzelliğinden kaybetmiş ve pejmurde bir şey olmuş sanırım. neyse sonunda kayıplardan birinin ortaya çıkması da birşeydir. enfeksiyon kaptığına da inamıyorum şahsen. bence o çekik gözlü genelde bizimkileri yiyici sözler ediyor. bu konuda da yalan söylemiştir bence. artık vincent, yaşlı aşıklar ve walt'un gizeminin ortaya çıkmasını bekleyeceğiz. hakikaten de bu vincentı çok merak ediyorum. ne olayı var bu köpeğin anlamak istiyorum.
-bu bölümn en ilgi çekici karakter ise ilk paragrafta da bahsettiğim justin karakteriydi. bizim lostieler bu adamı vurmayıp da bir rakı masasına oturtsalar adam adanın bütün gizemlerini dökülecekti sanırım. inşallah ölmemiştir. sevdim keratayı.
-yeni promodan anlaşılacağı üzere yeni bölüm en favori karakterim john locke üzerinden gidecek. fake olan john sawyerı kafalıyacak sanırım. sonrasını hep beraber görücez. tabi bu kate odaklı bir bölüm olmadığından çok daha ilgi çekici olacağını tahmin ediyorum.