bugün ki bölüm öncekilere göre çok daha sönük ve aksiyonsuz geçti. bence bunda bu bölümde tefo ve ramiz dayının az yer alması etkendi. bölümle ilgili düşüncelerimi söylemem gerekirse yeğen ;
-bu bölümün en önemli olayı flash backlerdi. yani bu tam anlaşılmayan geri dönüşler. eyşan hakkında ikilemler yarattı. bu kızı bahar, yani kardeşi sebebiyle ömer'e ihanet etti sanıyorduk. ama bu görüntülerde, sanki onu sevmiyor da cengize ayrıca yavşıyor ve ömerin kuyusunu kendi isteğiyle kazıyor gibi gözükmekteydi. bence bunları bahar için yapıyordu hala. bu karakterden hiç hazetmem ama tamirhane'De yine o üzüntülü haline dönünce bir ara böyle düşündüm. tabi "içimdeki 5326 eyşan" lafları ve bu dengesiz davranışlar, bu kadının çok kişilikli olduğunu da gösteriyor olabilir. dengesiz bir kevaşe. ilginç bir karakter! masaya yatırmak lazım!
-kendisinin kevaşelik özelliği ise apayrı bir konu olur gerçi. ben lost'daki kate için kevaşe derdim de, o eyşanın yanında rahibe thressa gibi kaldı şerefsizim.
-ramiz dayı ve tefonun roma'Da ne yaptıkları ve dayının ikiz kulelere doğru hakkında konuştuğu kişi de yine giz olarak kaldı.
-ezelin bugün ki performansına hayran kaldım doğrusu. adam cengiz-ali-eyşan üçlüsünü resmen maymun etti. ömerin intikamını çok güzel almakta. bu bölümün en heyecanlı kısmını da bu oluşturmaktaydı zaten.
-bu bölümde dikkatimi çeken diğer şey de ezelin bahar hakkında kamile (kamil bahar ne olacak sorusu üzerine) söylediği "aslında her şey onun için çok kötü gibi gözüküyor değil mi kamil? ama bu oyunda hiçbir şey göründüğü gibi değil" mabındaki lafı da beni sevindirdi. herhalde onun zarar görmemesi için de planları var.
-bu bölümde her ezel yazımdaki gibi şebneme laf atmazsam olmaz. o ne güzel oyunculuk gız? o ne güzel dans ediş? bir mola almamız lazım seninle!!