kader

entry690 galeri
    160.
  1. bir tarafta yatalak babasını ve annesini kendi dünyasına bırakıp zagor'un peşinden dünyanın öteki ucuna dahi gidecek olan uğur, diğer tarafta uğur için işini, eşini, çocuğunu ve ailesini bertaraf etmiş sadece uğur'un yanında olmak için dahi dünyayı verecek olan bekir... kader, bu işte... köküne kadar hayat kokuyor, bu koşuşturmaca. bir taraf kovalarken o denli kovalanıyor ki, hayatın teorisi olmadığını görüyoruz. duygu, mantığı sürklase etmiş.

    arkada kimler mi var? hasta baba, ne şekilde olursa olsun hayatın feleğini derbederce yemiş anne, masumiyettekine benzer çaycılık yapıp aile içi bozukluğun mağduru olmuş çocuk, evlenip çocuğuyla ne bok yiyeceğini bilemeyen her haltı sineye çekmiş psikolojisi darmadığın eş -bekir'in eşi-, görücü usulü birlikteliğe önayak olan bekir'e iş vs. sağlamış anne-baba...

    arada gene olanın en büyüğü çocuklara oluyor kuşkusuz. bir yanda baba sevgisi yok, diğer yanda aileye yoksulluk o denli çöreklenmiş oluverince psikolojisi berbat halde çaycılık yapan çocuk mevcut. sosyal koşullar yaraları derinleştiriyor hissini film de almamak mümkün değil.

    filmin en başarılı sahnesi masumiyet'i erkan can'nın seyretmesi. bir diğeri de kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş hesabı arkadaşlarıyla her yol mübahtır hesabı içip çeken dertli bekir'in uğur'u nasıl becerdiğini anlatışı! * belki de içe ukte olan davranışı dışa vurmak. dilin kemiği yok elbette. ordaki arkadaşının bekir'in uğur'un peşinden dağları deldiğini ifadelemesi ayrıyetten çekicidir.

    filmi masumiyet'le kıyaslamaya girmeyeceğim. zaten; derya alabora, haluk bilginer ve de güven kıraç isimleri kafi ağırlıkta. burda bekir rolünde başarılı ufuk bayraktar var. vildan atasever bana yeterli gözükmedi film boyu.

    filmler arası bağlantı, demirkubuz'un yoksulluğu ince bir dantel gibi işlemesi, duyguların mantığın üç beş adım önünde olduğunda takıntı ötesi birleşmeyle nelerin oluvereceğini görmemiz filmi hayli başarılı yapıyor.

    biraz ileri bir sorgulamayla bekir ve uğur'un kendi ego masturbasyonları sırasında arkada kalanlar öncelikle dikkatimi çekti benim. uğur ve bekir özellikle de bekir sadece kendi keyfinin kahyası olmuyor bu durumda. arkada kalanlar acı çekiyor. bekir, acı çekti/ yıprandı/ bitirdi kendisini. ama sadece kendisini değil işte! duygu ve takıntı fırtınası, evde onu bekleyen ufaklığı dahi dinlemedi. çünkü dinmedi fırtına. aldı götürdü bizi de başka alemlere.
    10 üzerinden 8!
    0 ...