lost

entry4258 galeri
    2351.
  1. çok çok uzun bir aradan sonra fanatikleriyle buluşan dizidir. hem de bir değil iki bölümle. bu kadar özlediğimi izemeden anlayamadım vallaha. yani izleyince anlıyorsun ne kadar bağımlılık yaptığını. neyse bölüm hakkında konuşmak gerekirse bazı şeylerin cevabını verdi, bazen de yeni sorular ve gizemler ekledi ki zaten bunları eklemesi de dizinin izlenmesinin en büyük etkenlerinden. madde madde düşüdüklerimi, gözlemlerimi vs. yazıyım.

    ---spoiler---

    -dizinin başında çok farklı bir uçak yolculuğu gördük mesela. bazıları yoktu, bazıları farklıydı, ada sakinlerinin birbirleriyle çok ilginç ve mesaj içerikli konuşmaları vardı ve hepsi birden bir şey olmadan inebildi şehire.
    -ayrıca gökyüzünden okyanusun derinliklerine giden kamerayla adamızın okyanusun dibini boyladığını gördük bölümün başında. hatta burada dharma logolu bir köpekbalıı bile gördük bonus olarak. hangi ara battı bu ada ilerleyen zamanlarda görürüz artık. o köpekbalığının kimliğini tespit içinde çalışmalara başladım.
    -ayrıca yine bölüm başında sayid ölmek üzereyken, herkesin juilet'e koşup, kimsenin (hurley) sayidi s..lememesi gayet ilginç olmuş. sonunda da bundan bi bok olmaz, bırakın gebersin tavırlarını da sitemle karşılıyorum. allahtan jacob ile hurley sayidi elbirliğiyle tapınaktaki jakuziye götürmeyi akıl ettiler.
    -kate'jack ve sawyer'ı yerde yatarken gördükten sonra jack'e koşması, ilerleyen bölümlerde sawyer ve kate'in dizideki erotizmi yeniden arttıracaklarına işaretti bence. juliet de ölünce meydan kate'e kaldı tabi. ama ben sawyerın resurrection yapan jakuziyi öğrenince buraya juliet'i sokacağını (yanlış anlama olmasın. diriltmek için yani. zaten juliet kate değil. hemen vermez.) düşünüyorum. yani en azından denemezse mantık hatası olur dzi için.
    -ben bir bok anlamadığımdan hiç o paralel evren ya da aynı kişilerin uçakla adada aynı anda olmaları olaylarına girmiyorum. benim kafa kaldırmaz. kaldırsa senarist olurdum zaten.
    -black smoke ile jackob arasındaki rekabet içinde şunu söyleyebilirm. muhtemelen jackob black smoke'un kendisini öldüreceğini biliyordu. zaten karşı bile koymadı. muhtemelen herşey planı dahilinde gelişiyor. ama bölüm sonunda saydin bedenine girdiğini sanmıyorum. çünkü black smoke kopyalama yöntemiyle locke'un bedenini kullanmıştı. asıl bedeni kullanmamıştı. tabi onun iyileşmesini neden istedi. onu bilemeyeceğim.
    -richard, jack ve ben konularında ne söyleyebilirim bilemiyorum. kendilerinin karizmaları zaman zaman tavan yapmıştı. ama şimdiki durumları içler acısı. gelen vuruyor, giden vuruyor. eskiden çok şey bildiklerini sandığımız adamların her olaya malak gibi bakakalması gayet ilginç. acilen toparlanmaları lazım. ama ben en çok favori karakterim locke için üzülüyorum. o adadaki (hurley ile beraber) en adam gibi adamdı bence. black smoke'un da dediği gibi o adanın değerini bilen ve akıllıca davranan tek kişiydi. keşke kendisi de dirilse ne güzel olur. zaten cesedi de ortalık yerde. bir el atıp jakuziye koysalar işlem tamam zaten.
    -sayidin havuzda öldükten sonra birden "ne oldi lo?" diye ayağa fırlaması, jackob tarafından neden ölümünün engellendiği hala bir muamma. gerçi öldükten sonra habire cesedinin gösterilmesi, onla alakalı bir şey olacağına dalaletti. zaten jackob onu oraya götürün dedikten sonra ölmesi beklenecek bir şey değildi bence. muhtemelen ileriki bölümlerde kilit bir rol oynayacak kendisi. ayrıca sayid öldükten sonra, bir bölümde, miles, sayid ile aynı kadrajdayken garip garip bakması da dikkatlerden kaçmadı. muhtemelen sayid ile ilgili ilginç birşeyler duydu ya da hissetti. sonra çıkar kokusu nasıl olsa.
    -desmond'ın uçakta bir gözüküp bir kaybolması bölümdeki en ilginç şeylerden biriydi bana göre.

    ---spoiler---

    bölümle ilgili söylemek istediklerim hatırlayabildiğim ve yazabildiğim kadarıyla bu kadar. bölüm beklentilerimin karşılandığı, heyecanlı, sürükleyici ve her zaman olduğu gibi meraklandırıcı bir bölüm oldu. yakında çıkacak olan jackob-black smoke savaşı da bu heyecanı daha da arttıracak diye düşünüyorum.
    0 ...